YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1464
KARAR NO : 2017/27448
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın yokluğunda hüküm verilip, gerekçeli kararın 04/08/2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, adli tatil içerisinde temyiz süresi işlemeyeceğinden sanık müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Dosya içerisinde yer alan, Bolu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/490 esas sayılı dosyasında alınan Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 16/11/2011 tarihli raporunda 21/10/2010 tarihinde işlediği hakaret ve kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarına karşı cezai sorumluluğunun bulunmadığı, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32/1. maddesinin tatbikinin uygun olduğunun belirtilmesine karşın Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 08/04/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiğinin ve raporlar arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında; çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nda rapor aldırılıp, 5237 sayılı Kanunun 32. ve 57. maddeleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları yönünden ise, uzlaşma önerisinin
yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, bir ve iki numaralı bozma nedenleri hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.