Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2110 E. 2017/22554 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2110
KARAR NO : 2017/22554
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, sanıkların beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından esasa yönelik olarak, sanıklar müdafii tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan …’un katılan şirketin eski müdürü, diğer sanıklar …, … ve …’ın ise eski çalışanları olduğu, sanıkların katılan şirketten ayrılarak diğer sanık … ile birlikte Manisa ilinde katılan şirket ile aynı faaliyette bulunan İlkem Boya şirketini kurdukları, ancak katılan şirketten ayrılırken katılan şirket deposunda bulunan ve ayrıntısı katılan vekilinin şikayet dilekçesinde bulunan saç, profil, motor, röle, kablo, pul, conto vs. eşyaları alarak yeni kurdukları şirkette kullanmaya başladıkları ve katılan şirkete ait olan … plakalı aracı iade etmedikleri, ayrıca sanık …’un katılan şirket müdürü olarak çalıştığı dönemde katılan şirketin alacaklarına karşılık, şirket müşterilerinden aldığı ayrıntısı katılan vekilinin şikayet dilekçesinde yazılı 9 adet suça konu çeki katılan şirkete iade etmeyerek uhdesinde tutup, kendi menfaatine kullandığı, sanıkların bu surette hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda,
Sanıkların tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmediklerine ilişkin istikrarlı savunmaları, sanık … ile katılan şirket arasında şirket hisse bedellerinin ödenmesi ve suça konu çekler ile eşyaların bedellerinin ödenmesi hususunda karşılıklı hukuk davaları olduğu, suça konu eşyaların sanıklara teslim edildiğine dair her hangi bir teslim-tesellüm tutanaklarının olmaması ve bu eşyaların sanıklara ait şirkette kullanıldığına ilişkin katılanın soyut beyanları karşısında, sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde her hangi bir isabetsizlik görülmemiş olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13’üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/10/1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngördüğü, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmaması karşısında, tebliğnamede vekalet ücreti yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçun sübut bulduğuna ve eksik incelemeye yönelik, sanıklar müdafiinin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.