Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/16111 E. 2017/18480 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16111
KARAR NO : 2017/18480
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve sosyal yardım ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini i…emiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İ…eminin Özeti:
Davacı vekili, 02.11.2011 ile 31.12.2013 tarihleri arasında davalı … Grup A.Ş de satış temsilcisi olarak çalıştığını, … Grup A.Ş.’nin diğer davalı şirkete devredildiğini ve 09.12.2013 tarihi itibariyle bu şirketin adresine taşınıldığını, adres değişikliği ve iş yükünün artmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini, ancak davacıya i…ifa dilekçesi yazması konusunda baskı ve dayatma yapıldığını ve kıdem tazminatının ödeneceği sözünün verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti ve sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsilini i…emiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, … Grup A.Ş ile diğer davalı şirketin birleştiğini ve artık … Grup A.Ş. diye bir şirketin kalmadığını, dolayısıyla bur şirket yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacıya baskı ve dayatma ile i…ifa dilekçesi imzalatıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının firma değişikliği ve iş şartlarının ağırlaşması nedeniyle ve tüm haklı saklı kalmak kaydıyla bir dilekçe verdiğini, şirketin değişmeyip birleştiğini ve iş koşullarında ve özlük haklarında hiçbir değişiklik olmadığını savunarak, davanın reddini i…emiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işveren her ne kadar davacının i…ifa ederek ayrıldığını ileri sürmüş ise de, davacının 26/12/2013 tarihli dilekçe içeriğinde “davacının firma değişikliği ve iş şartlarının ağırlaşması sebebiyle anlaşmamı feshediyorum özlük haklarımın tarafıma ödenmesini rica ediyorum (tüm haklarımın saklı kalması dahilinde)” şeklinde beyanda bulunduğu, işverenin bu dilekçeyi işleme koymak suretiyle davacıdan 31/12/2013 tarihi itibariyle eşyalarını teslim aldığı bu yönüyle kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle iş akdinin sonlandığı hususunda tarafların mutabık kaldığı, zira şartlı halde yapılan i…ifanın işveren tarafından eşyaların teslim alınmış olması nedeniyle kabul edildiği olgusunu ortaya çıkardığı, işyeri şirket birleşmesi neticesinde …’den …’ya taşınmış olup davacıya da başından beri araç tahsis edildiğinden çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğin bulunduğunun kanıtlanamadığı, bu itibarla davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Gerekçe ile hüküm çelişkisi 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. Maddesinde de, tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin imzasını havi, el yazılı ve 26.12.2013 tarihli fesih dilekçesinde davacının “firma değişikliği ve iş şartlarının ağırlaşması sebebi ile” iş akdini feshettiğinin yazılı olduğu, Mahkemece hükmün gerekçesinde bir yandan, “… işyeri şirket birleşmesi neticesinde ….’den….’ya taşınmış olup davacıya da başından beri araç tahsis edildiğinden çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğin bulunduğunun kanıtlanamadığı …” denirken, diğer yandan davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı belirtilerek anılan tazminat alacaklarının hüküm altına alınması suretiyle gerekçe-hüküm çelişkisine neden olunmuştur.
Sonuç olarak, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişki yukarıda belirtilen YİBK. ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının i…ek halinde davalıya iadesine, 16.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.