Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2017/2714 E. 2017/5143 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2714
KARAR NO : 2017/5143
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinin sanığın zorunlu müdafii olarak atandığı dosyadaki temyiz süresinin sonu olan 27/07/2005 olması ve durma süreleri de nazara alındığında ilaveli zamanaşımı süresinin dolmaması karşısında tebliğnamedeki davanın zamanaşımı sebebiyle düşmesine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
… Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/25 Esas sayılı dosyasında hırsızlık suçunun sanığı olarak yargılanan katılanın müdafii olarak görev yaptığı, katılanın mahkumiyetine ilişkin yüzüne karşı verilen hükmü yasal süresi içinde temyiz etmemek suretiyle kesinleşmesine sebebiyet vererek katılanın mağduriyetine neden olduğu ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; UYAP sisteminden yapılan araştırmada Yargıtay 13. Ceza Dairesinin katılanın temyizini süresinde kabul ederek temyiz incelemesi sonucu onama kararı verdiğinin anlaşılması karşısında, kamunun zararı veya kişilerin mağduriyetine neden olma ya da kişilere haksız menfaat sağlama biçimindeki objektif cezalandırma koşullarından birinin gerçekleşip gerçekleşmediği denetime imkan verecek şekilde tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında, TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-e maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,
CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile eklenen cümlede öngörülen miktarın altında olan yargılama giderinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.