Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/16083 E. 2017/17915 K. 09.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16083
KARAR NO : 2017/17915
KARAR TARİHİ : 09.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, hasarsızlık indiriminden- değer kaybından çalışmama nedeniyle doğan zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davalı işçinin 07/01/2006-05/12/2007 tarihleri arasında tır şoförü olarak davacı işyerinde çalıştığını, çalıştığı dönem içerisinde ard arda iki defa her ikisinde de % 100 kusurlu olduğu maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini ve kendisine emanet edilen tırda maddi hasar meydana gelmesine neden olduğunu, davalının 13/07/2006 tarihinde …’ten İoannina yönüne gitmekte iken virajı alamayarak aracı köprü demirlerine vurduğunu, 14/11/2006 tarihinde ….’da bulunan bir dinlenme tesisine mola vermek için girdiğinde burada park halinde duran bir araca çarptığını, her iki kazada da davalının %100 kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, kasko sigorta poliçeli olan tırın kazaya karışmış olması nedeniyle Sigorta Şirketi tarafından uygulanan hasarsızlık indiriminden davacı şirketin faydalanamadığını, sigorta şirketleri tarafından sigortalanan araçla kaza yapılmadığı takdirde ödenen primlerin her yıl belirli bir yüzde ile azaltılması uygulamasının mevcut olduğunu, davalının aynı yıl içerisinde peşpeşe 2 kaza yapmış olmasından dolayı araç sigorta primlerinde yapılması gereken hasarsızlık indiriminden faydalanılamadığını ve sigorta primlerinin yüksek bedel üzerinden yatırıldığını, bu nedenle kaza tarihinden itibaren hesaplanmak üzere fazla prim yatırmadan ötürü uğranılan zararın her yıl için ayrı ayrı hesaplanarak davalıdan tahsil edilmesi gerektiğini, davalının sebebiyet verdiği kazalardan dolayı kazaya uğrayan aracın orijinalliğini yitirdiğini, bu nedenle aracın piyasa değerinin düştüğünü, satılmak istenildiğinde de alıcı sayısında ciddi azalma meydana geldiğini, davacının uğramış olduğu zararın davalıdan tahsil edilmesi gerektiğini, aracın kazalardan dolayı iki hafta çalışamadığını bu nedenle davacı şirketin günlük 200 Euro zararının olduğunu, davalının özenle ifa yükümlülüğünü ihlal etmiş olmasından dolayı davacı şirkete vermiş olduğu zararları tazmin etmesi gerektiğini iddia ederek; 10.000,00 TL.’nin davalıdan tahsilini taleple dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davalının her iki kazada % 100 kusurlu olduğu iddiasının asılsız olduğunu, birinci kazada havanın yağmurlu, yerin kaygan ve virajlı olması nedeniyle, ikinci kazada ise park ederken arka dorsesinin en arka kısmının görünmeyen direğinin kamyon damperinin çıkıntısına dokunmak suretiyle kopmasına sebebiyet verdiğini, davanın kaza tarihinde öğrenilmiş olmasıyla dava hakkı için 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, aracın ….’daki kazanın ertesi günü yola gittiğini, diğer kazada da aracın yatmadığını, aracın pasaport giriş çıkışları yolcu kayıtlarının bu duruma kanıt olduğunu, araç kazasının kasko sigortasından ödenecek kadar yüksek olmadığını, buna rağmen işveren tarafından ilk kazada orijinalinde sis lambası olmayan aracın sis lambalı araba gibi yaptırıldığını, diğer kazada dorsenin en solundaki tek direğin kırıldığını birkaç ilave direk yaptırılmasının maliyeti arttırdığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve 02.03.2015 tarihli ek bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı işçi vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Somut uyuşmazlıkta; mahkemece dosyada mevcut 02/03/2015 tarihli ek hesap raporu dikkate alınarak hüküm kurulduğu belirtilmişse de; kusura bağlı bu tazminat davasında davacının kusurlu olup olmadığı konusunda mahkemece bir gerekçe gösterilmemiş ve açıklama yapılmamıştır.
Hükme dayanak hesap raporunda da kusurdan bahsedilmemesi karşısında, hesaplamanın tam kusura dayalı yapıldığı izlenimi edinilmektedir.
Bu nedenle özellikle davacının olaydaki kusuru ile ilgili olarak; dosyada mevcut kusur raporları bir değerlendirmeye tabi tutularak ve davacının kusur durumu gerekçelendirilerek belirtilmeli ve bu kusura bağlı olarak davacının sorumlu olduğu miktarlar ortaya konulmalıdır. Mahkemece kusura ilişkin gerekçe oluşturulmadan karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.