Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4124 E. 2017/6313 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4124
KARAR NO : 2017/6313
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2015/16-2015/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2011/26951 sayılı “…+şekil” ibaresinin marka olarak tescili için TPE’ye başvuruda bulunduğunu, başvurunun yayına çıkartılması üzerine davalı şirketin başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalının itirazı kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunduğunu, ancak itiraz formu ekinde vekaletname bulunmadığından bahisle müvekkilinin itirazın yapılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu karara itirazlarının da YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa vekaletnamenin uyarı üzerine daha önceden başvurunun düzeltilmesi sürecinde işlem dosyasına ibraz edildiğini, buna rağmen itirazlarının şeklen ve esası incelemeden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili; başvuru yayınına itiraz ve enstitü kararlarına itiraz hususlarının ayrı ayrı düzenlendiğini, her iki itirazın şekil, esas ve sonuçlarının farklı olduğunu, daha önce başvurunun düzeltilmesi sürecinde verilen vekaletnamenin itirazı inceleyen birimin farklı olması nedeniyle dikkate alınamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin başvuru sırasında eksik olan vekaletnamesini eksik ikmali suretiyle 20.07.2011 tarihinde işlem dosyasına sunmuş olduğu, davacı vekilinin bu vekaletname ile işlem dosyası ile ilgili tüm karar ve işlemlere, aşamalarda doğrudan itiraz ve takip hakkı bulunduğu, her işlem ve itiraz aşamasında yeniden vekaletname sunmak gibi tamamen amaçsız ve hukuki dayanaktan yoksun bir ilave külfeti başvuru sahibi veya vekiline yüklemenin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle YİDK kararının davacı itirazının reddine dair kısmı yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekili ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekili ve davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 27,00 TL harcın temyiz eden davalı şirket vekili ve davalı TPE’ye iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.