YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4132
KARAR NO : 2017/6298
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2015 tarih ve 2014/465-2015/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “… …+şekil” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “… iş sağlığı ve güvenliği merkezi” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, YİDK kararının iptaline, tescili talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalı başvuru ile davacı markaları arasında işaret ve kapsamlarındaki mal/hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “… iş sağlığı ve güvenliği merkezi” ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markadan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı markası tanınmış bir marka olmadığı gibi haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu, kaldı ki müvekkilinin aynı ibareyi içeren bir markası daha olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli mallar ve hizmetler, ‘makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli” ortalama tüketiciler yönünden, 44.sınıf dışında benzer olmadıkları gibi; davalıya ait 2008/68962 sayılı önceki markasının başvuru yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.