Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/3967 E. 2017/14291 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3967
KARAR NO : 2017/14291
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı borçlunun vekil ile ödeme emrine itiraz ettiği ancak yargılama aşamasında vekilin davayı takip etmediği anlaşıldığından davalı borçlu yararına vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 5. bendi olan “Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 600,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmiştir.
2-Davacı alacaklı vekilinin alacağa ve tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı alacaklı, 20/07/2011 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 18/02/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile toplam 14.000,00 TL kira ve 462,57 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş , davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile takip dayanağı kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu,borçlu şirketin ana sözleşmeleri gereği çift imza ile temsil edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı borçlunun itiraz beyanı İİK.nun 269/2. maddesi uyarınca açıkça imzaya itiraz niteliğinde olup uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirir. Bu nedenle dar yetkili icra mahkemesi uyuşmazlık hakkında karar veremez. Mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile verilen ret kararı doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan gerekçelerle 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 438. maddesi gereğince değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.