Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/10661 E. 2017/13769 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10661
KARAR NO : 2017/13769
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Alacaklı vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; borçlu aleyhine yapılan takibin kesinleşmesi üzerine borçluya ait 23 adet taşınmaz ve 4 adet aracına haciz konulduğunu, alacağın henüz tahsil edilmediğini, İcra Müdürlüğü’nden borçlunun bir adet taşınmaz ve bir adet aracı üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmeleri üzerine tahsil harcının dosyaya yatırılması halinde işlem yapılmasına karar verildiğini belirterek 23.02.2015 tarihli Müdürlük kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının alacaklı olup, bütün hacizlerin durmasında veya bütün hacizlerin kaldırılmasında hukuki yararı olmadığı, diğer mallar satılarak alacak tahsil edildiğinde yine tahsil harcının ödenmesi gerekmekte olup, şimdi ödenmemesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle şikâyetin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir.
Somut olayda, dosyadaki hacizlerin tümden kaldırılması istenmemiştir. Bu durumda alacaklının, borçlunun bir adet taşınmaz ve bir adet aracı üzerindeki haczin kaldırılması talebinin alacağın haricen tahsil edildiği anlamına gelmediği, anılan nedenle de alacaklıdan tahsil harcı istenemeyeceğinin kabulü gerekir.
Bu halde Mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.