Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2017/4622 E. 2017/8828 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4622
KARAR NO : 2017/8828
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.04.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.07.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müşterek malik olduklarını, bu taşınmazların öncelikle aynen taksimini mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ve ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarının incelenmesinde, 22 ve 35 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş oldukları halde, davada taraf olarak yer almamıştır. Bu nedenle öncelikle adı geçen şahısların davada taraf olmaları sağlanmalı daha sonra işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.