Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/10894 E. 2017/14749 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10894
KARAR NO : 2017/14749
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili; davalı borçlunun atık su aboneliğinin bulunduğu davalı 3. kişi şirket adresinde 21.05.2013 tarihinde gerçekleştirilen hacizde, borçlu şirket yetkilisine ait kişisel belgeler ve fotoğrafların görüldüğünü, davalı 3. kişi şirketin işyeri açma ruhsatının borçlu şirket adına düzenlenmiş olduğunu ve muhasebe odasında borçlu şirkete ait klasörler, klasörlerin içinde şirkete ait fatura ve belgelerin bulunduğunu belirterek 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi şirket vekili;davacının ileri sürdüğü delillerin menkullerin dosya borçlusuna ait olduğunu ispatlamaya yetmediğini, borçlu şirkete ve yetkilisine ait evrak ve eşyaların alınması söylenildiği halde borçlu şirketin eşyalarını almayı ihmal ettiğini, yapılan menkul satışının faturalandırıldığını ve ticari kayıtlara işlendiğini bu nedenle gerçek bir satış olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; 21.05.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan…in şirket çalışanı olup, 3. kişinin yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili tüzel kişi temsilcisi olmadığı, davalı 3. kişinin yetkili temsilcisi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3 maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığı gerekçesi ile usulüne uygun istihkak iddiası bulunmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesinde: “… (2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur…” düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan hüküm ve mahkemece davanın ön şart yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olması sebebiyle davalı 3. kişi yararına hükmedilebilecek vekâlet ücreti 500,00.-TL’sını geçmemelidir. Bu durumda; Mahkemece, davalı 3. kişi yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 4. bendindeki ‘’ 861,36 TL nispi…” ibaresinin çıkartılarak yerine “…500,00.-TL maktu …” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.