YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29592
KARAR NO : 2017/17489
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette uçuş harekat uzmanı (….) olarak 10/11/2005 tarihinden iş akdinin geçerli bir neden olmadan feshedildiği 27/10/2015 tarihine kadar çalıştığını, 2012 yılı sonlarında müvekkiline “… ….” çalışması ve maaşının 1.180 Euro’ya çıkartılmısı için teklif yapıldığını, müvekkilinin bunu kabul ederek 01/01/2013 tarihinden itibaren bu işi de üstlendiğini ancak ücretinde herhangi bir artış olmadığını, müvekkilinin verilen sözün yerine getirilmesini istediğini, bunun üzerine işten yılması ve bırakması için işlerinin ağırlaştırıldığını, hakaretler edildiğini, her türlü mobbing uygulandığını, müvekkilinin bu duruma daha fazla dayanamayarak 20/05/2014 tarihli ihtarname ile davalıya durumu bildirdiğini, ihtarnameden sonra müvekkiline olan baskıların iyice arttığını, müvekkilinin hiçbir hatası olmamasına karşın düzenli olarak savunmasının istendiğini, ihtarnameden sonra müvekkiline her türlü mobing uygulanmaya devam edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin …. Üniversitesi …. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anadabilim Dalı Başkanlığı’ndan 15/10/2015 tarihli raporu aldığını, son olarak 26/10/2015 tarihli yazı ile şirkete ait bilgileri gerek cep telefonu ile çekerek gerek e-postasına göndererek almasının haksız olduğu ileri sürülerek savunmasının istendiğini, müvekkilinin savunmasında zaten işyerinde uçuş hareket uzmanı olarak bu bilgileri her zaman edindiğini ve hiçbir zaman şirket zararına kullanmadığını belirttiğini, çok önemli bilgiler olduğu bildirilen bilgilerin bir kısmının CD halinde çalışanlara dağıtılan bilgiler olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde davalı şirkete ait bilgileri satmadığını, zaten bu bilgilerin şirkete zarar verecek bilgiler olmadığını, davalı tarafından 27/10/2015 tarihli yazı ile müvekkilinin iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini iddia ederek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir…
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işe iade isteminin samimi olmadığını, iddia ve taleplerinin çelişkili olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini öne sürdüğünü ancak bu iddialarını kanıtlayacak vakıalar öne sürmek yerine kendisine mobing yapıldığı, söz verildiği halde ücretinin arttırılmadığı gibi davanın ve talebin esasıyla alakası bulunmayan iddialarda bulunduğunu, iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığını ve hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının çalışırken edindiği bilgileri gerek harici bilgi taşıma disklerine kopyalayarak, gerek kendi şahsi e-mail’ine depolayarak, gerekse cep telefonu kamerası ile bilgisayar ekran görüntüsünü alarak depoladığına ilişkin mesai arkadaşları tarafından yönetime bilgi verildiğini, bunun üzerine bilgi işlem müdürlüğünde araştırma yapıldığını, bu araştırma sonucunda davacının yapmakta olduğu işle ilgisi olan veya olmayan bütün bilgileri kendi e-posta adresine gönderdiği ve sadece 90 günde gönderdiği e-posta sayısının 1.355’e ulaştığının tespit edildiğini, davacının bu konuda alınan savunmasında durumu inkar etmediğini, bir-iki bilgiyi kopyalayıp şahsi hesabına gönderderdiğini kabul ettiğini, oysa e-postalar içerisinde davacıyı ilgilendirmeyen şirket içi gizlilik arz eden bilgiler bulunduğunu, bu bilgiler ile ilgili şirket çalışanı …. Müdür Yardımcısı ….’den rapor istendiğini, bu raporda hangi bilgilerin gizli olduğunun belirlendiğini, davacının bu şekilde müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak şirkete ilişkin meslek sırlarını dışarda ulaşmaya müsait hale getirmesi ve işverenin kontrolünden çıkartması nedeniyle iş akdinin İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının mobbing iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının kendi e-postasına davalı şirket ile ilgili bilgileri gönderdiği, bunların içinde şirket yakıt politikaları ile ilgili ticaret program ve sözleşmeleri gibi dökümanlar bulunduğu, bunların şirket politikaları gereğince korunan ve rakip firmalara ulaşması zararlı görülen dökümanlar olduğu, yedeklenen e-postanın 1.355 adet olduğu, bu bilgileri depolamaktaki amacın açıklanamadığı gerekçesi ile iş akdi feshedilmiş ise de; davacının bu bilgileri başkaları ile paylaştığının davalı tarafından iddia ve ispat edilemediği, davalı vekilinin duruşmada davacının bu bilgileri paylaşıp paylaşmadığını bilmediğini, iş akdinin feshinin sadece ihtimale dayalı olduğunu bildirdiği, bilgilerin mail’e gönderilmesi ile korunaksız hale geldiği, ulaşımına elverişli hale geldiğini belirttiği, davacının ise mail hesabının kendisine ait olduğunu ve şifreli olduğunu belirttiği, gönderilen maillerin geçmiş uçuşlara ait olduğu, işyerinde bu bilgilerin herkes tarafından görülebilen bilgiler olduğu, gönderilen bilgilerin bir kısmında yakıt tedarikçi listesinin olduğunun iddia edildiği, bunların rakip firmalar tarafından öğrenilmesi halinde davalının almış olduğu yakıtın birim fiyatının yükselme ihtimalinin belirtildiği, davacının ise yakıt anlaşmalarında miktarın yazmadığını ve bunun tüm temsilciliklere gönderildiğini belirttiği, buna göre davacının kendi e-postasına gönderdiği bilgilerin gizli bilgiler olduğu ve bunun başkaları tarafından öğrenildiğinin iddia ve ispat edilemediği, kaldı ki, bu bilgilerin gizli bilgiler olduğu ve bunların başkaları tarafından öğrenilmesi halinde davalı şirketin ne gibi bir zararının olacağının da ispat edilemediği, sadece zarar ihtimalinin bulunduğu iddia edildiğinden, yapılan fesih işleminin haklı nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı işçinin davalı işyerine ait özel bilgileri kendi e-posta hesabına aktardığı sabittir. Bu bilgilerin üçüncü kişiler ile paylaşılması durumunda buna bağlı olarak gerçekleşecek fesihte işverenin haklı olacağı da açıktır.
Somut olay bakımından bu bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşıldığına ilişkin veri bulunmamasına göre haklı fesihten söz edilemez ise de; davacı işçinin işyerine ait özel bilgileri kendi e-posta hesabına aktarması tek başına işçi ile işveren arasında güven ilişkisini bozucu mahiyette olup, bu aşamadan sonra işverenden iş akdini sürdürmesi beklenemez.
Açıklanan nedenle, işverenin iş akdini fesihte haklı olmamakla birlikte geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 100.00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 06.11.2017 günü oybirliği ile karar verildi.