Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/23716 E. 2017/15990 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23716
KARAR NO : 2017/15990
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 1/11/2002 tarihinden 06/12/2013 tarihine kadar 1058725 sicil numaralı davalı işveren yanında sigortalı işçi olarak çalıştığını, davalı tarafın 25/11/2013 tarihinde fesih ihbarı ile müvekkiline 20 günlük süre verilerek iş akdine son verdiğini, 06/12/2013 tarihinde de sigortadan çıkışının yapıldığını, kalmış olduğu bekçi evinin … koşullarda olduğunu yasal sıkıntıları bahane ettiklerini, 11 yılın ardından iş akdinin tek taraflı olarak sona erdirildiğini, davalı tarafın davacının hesabına tazminatlarına mahsuben 12.000 TL yatırdığını, davalı yönetimin bir nevi müvekkilini haksız olarak işten çıkardığını ve yasal hakları olduğunu ikrar ettiğini, müvekkilinin 11 yılı aşkın çalışmasının olmasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatı beyan edilen brüt ücretinin 1.058,00 TL olduğunda ödenenden fazla olduğunu, ihbar süresinin 8 hafta olmasına rağmen 20 günlük bildirimle iş akdine son verildiğini, davalı yönetime ait bekçi evinde iş akdi süresince kalmak suretiyle sitenin tüm işlerinde çalıştırıldığını, bu süre zarfında kendisine sadece 45 gün senelik izin kullandırıldığını, genel tatillerde de çalıştırıldığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı site yönetimi; sitelerinin 112 konut, 1 kafeterya, 1 adet yönetim odası ve bir adet depodan (hizmetli evi) oluşturduğunu, site yönetiminin hizmetliye geçici olarak verdiği depo-hizmetli evini şartlı olarak kullanılmasına izin verdiğini, buna ilişkin tutanak tutulduğunu, ilgili tutanakta davacının site yönetimi tarafından istenildiğinde evi boşaltacağını taahhüt ettiğini, site yönetimince evin sözlü olarak boşaltılmasının talep edildiğinde evi boşaltmadığını, işleri aksattığını, işi aksatmasının yazılı olarak 04/02/2013 tarihinde yazılı olarak 1.ihtar olarak bildirildiğini, yazılı ihtarnameyi öğrenmesine rağmen imzalamadığını, iyi niyetli olarak işsiz kalmasın diye çalışmasına devam ettirdiklerini, işi aksatmasının devam etmesi üzerine 01/04/2013 tarihinde 2.ihtarnamenin bildirildiğini, bu ihtarnameyi de öğrenmesine rağmen imzalamadığını, site yönetim kurulu olarak kendisinin işine son verileceğini 25/11/2013 tarihinde bildirdiklerini, bu bildirimde 20 gün öğleden sonra izinli sayılacağını, veya 15 günlük peşin ücret alacağını bildirdiklerini, 25/11/2013 tarihi ile 05/12/2013 tarihleri arasında … günlerinde öğleden sonra çalışmadığını, 06/12/2013 tarihinde işe başladığını, beni çıkarın dediğini, … bildirimi ile 06/12/2013 tarihinde işten çıkışının yapıldığını, 07/12/2013 tarihinde davacıya Kasım 2013 ayı ücreti olarak 900,00 TL, Aralık ayında 6 günlük ücreti olarak 180,00 TL, hafta tatili olarak da 30,00 TL olmak üzere 1.110 TL ödendiğini, davacının site de oturmasının onun günlük … saatlerinin fazlalığı anlamına gelmeyeceğini, davacının iş kanunun belirlediği … saatleri haricinde çalıştırılmadığını, fazla mesai hak etmediğini, hafta tatili ve genel tatil günlerinde de çalıştırılmadığını, davacının alacağı olan 12.000 TL’nin Halk Bankası Edremit Şubesine 13/12/2013 tarihinde ödendiğini, kalan borçları olan 1.752,28 TL’nin 07/01/2014 tarihinde ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı site yönetimi tarafından davacının ikamet etmiş olduğu depo-hizmetli evinin davacı tarafça site yönetimi tarafından istenildiğinde boşaltılacağının taahhüt edilmesine ve davalı yönetimce davacının kaldığı yerin iş güvenliği hükümlerine aykırı olması nedeniyle burayı boşaltması istenilmiş ve davacıya evi boşaltmadığı ve işleri aksattığı 04/02/2013 tarihinde ihtar edildiği, yine 01/04/2013 tarihinde işi aksatması nedeniyle tekrar kendisine ihtar yapıldığı, davacının davalı site yönetiminde çalışırken site dışında başka işlerde çalıştığı ve bu hususta davalı tarafça ihtar edilmesine rağmen işini aksatmaya devam ettiği feshin haklı nedene dayandığı, davacının fazla … ve genel tatillerde çalışması olduğuna dair iddiasını tanık beyanlarıyla dahi ispat edemediği, davalı tarafından davacının talep etmiş olduğu Kasım ve Aralık 07/12/2013 aylarına ait ücretlerinin ödendiği davalı tarafça sunulan tediye makbuzlarından anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davacı, işçilik alacakları ile birlikte davalı işverenin 20 gün önel tanıyarak ve ayrıca kıdem tazminatına mahsuben 12.000,00 TL yatırılarak feshedildiğini belirterek fark kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir. Davalı ise davacının hizmet süresine göre 11.701,92 TL kıdem tazminatı hakettiğini, verilen önel mahsup edildiğinde 346,19 TL fark ihbar tazminatı olduğunu, kalan 55 gün izni için 2.124,47 TL karşılığı toplam 13.725,28 TL alacağının olduğunu, 12.000,00 TL ödendiğini, kalan 1.725,28 TL ninde hesabına 07.012014 tarihinde yatırıldığını, her türlü alacaklarını ödeyeceklerini belirtmesine rağmen davacının dava açtığını belirtmiştir.
Davalının bu kabulüne ve fesih tartışmasız olmasına rağmen, Mahkemece işveren tarafından kıdem tazminatının eksik de olsa ödenmesine rağmen feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi hatalıdır.
Davacının hizmet süresine göre giydirilmiş ücret üzerinden kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanmalı, davadan önce ve sonra ödenen mahsup edilmeli, bulunan fark kıdem ve ihbar tazminatı hüküm altına alınmalıdır. Bu sonuca gidilirken ihbar önelinin bölünmezliği ilkesi ile eksik kullandırılan önel dikkate alınmamalı, dava açıldıktan sonra ödenen miktardan dolayı dava açılmasına neden olunduğundan konusuz kalma ve yargılama giderlerinden sorumluluk dikkate alınmalıdır.

3. Diğer taraftan yıllık ücretli izin feshin haklılığına bağlı olmayıp, iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Davacının hizmet süresine göre 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53 ve devamı maddeleri uyarınca hak kazandığı izinleri belirlenmeli, kullandığı yıllık izinler mahsup edilmeli, kalan izinleri son ücret üzerinden hesaplanmalı ve varsa ödenen miktar mahsup edilerek kalan miktarın tahsiline karar verilmelidir. Anılan alacağın reddi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.