Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8626 E. 2017/6469 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8626
KARAR NO : 2017/6469
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2014/1473-2015/1077 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’in sübvanse kredi kapsamında diğer davalı … Ltd. Şti.’den traktör satın aldığını, sübvansiyonlu kredi kullanımının hileli olduğunu, traktör bedellerinin olduğunun çok üstünde gösterildiğini, indirimli faiz oranları üzerinden kullandırılan traktör kredilerinde bayi satış faturalarının yüksek bedelle düzenlenmesi nedeniyle ortaya çıkan ve Hazineye iade edilmesi gereken gelir kaybının banka tarafından Hazine’ye aktarıldığını, davalılardan … Ltd. Şti’nin yüksek fatura düzenlemek suretiyle davacı bankayı zarara uğrattığını, davalı …’in de yüksek fatura düzenlenmesi sayesinde traktörün tamamının kredilendirilmesini amaçladığını, diğer davalıların da kredi sözleşmesine kefil oldukları için sorumlu olduklarını, davalıların faturayı yüksek kesmek suretiyle davacı bankayı zarara uğrattığını ileri sürerek davacı bankanın Hazine Müsteşarlığı’na iade ettiği 9.604,40 TL’nin 28.03.2012 tarihinden işleyecek kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … Ltd. Şti. vekili, söz konusu tazminat davası ile herhangi bir bağlantılarının olmadığını, banka çalışanlarının yaptığı hatanın sorumluluğunun davalı firmaya ve diğer davalılara yükletilmesinin yanlış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, traktör alınırken bir faturanın birkaç faturaya dönüştürülerek birden fazla kişiye satıldığını, banka yetkililerinin kredi sözleşmesi yaparken gerekli incelemeleri yapması gerekirken, incelemeyi yapmayarak hem davalıları ve hem de kurumu zarara uğrattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı …’in sübvanse kredi kapsamında diğer davalı … Ltd. Şti’nden traktörü 66.080,00 TL fatura bedeli ile satın aldığı, davalının piyasa değeri çok daha düşük olan traktörü bu bedelle almasının olağan kabul edilemeyeceği, davalının bu durumu bilerek yüksek fatura kesilmesine iştirak
ettiği, davalılardan … Ltd. Şti’nin de buna iştirak ettiği ve bu şekilde fazla traktör satmak suretiyle haksız kazanç ve rekabet sağladığı, davalı kefiller … ve …’in ise zararın doğmasında herhangi bir kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davalılardan … ve … yönünden davanın reddine, davalılardan … Ltd. Şti. ile … yönünden davanın kısmen kabulü ile 3.042,14 TL’nin 28/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı … … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sübvanse krediyle satın alınan malın değerinin yüksek gösterilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının kredi kullanımına esas alınan faturanın yüksek bedel üzerinden düzenlenmesi nedeniyle Hazine Müsteşarlığı’na 9.604.40 TL ödendiği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece dosya kapsamında iki bilirkişi raporu alınmış, ilk bilirkişi raporunda 3.038.66 TL, ikinci raporda 3.042.14 TL davacının zararının bulunduğu bildirilmiştir. Somut olayda, mahkemece bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulmuşsa ise de davacının 9.604.40 TL ödediği sabit olduğuna ve bu bedelin Hazine tarafından hesaplanarak davacıdan tahsil edildiği anlaşıldığına göre, Hazine Müsteşarlığı’ndan bu bedelin ne şekilde hesaplandığının sorulması gereklidir. Buna göre, mahkemece Hazine Müsteşarlığı’ndan bu bedelin ne şekilde hesaplandığı sorularak ve gerekirse buna ilişkin işlem dosyası celp edilerek bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 155,86 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.