Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/14917 E. 2017/17951 K. 09.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14917
KARAR NO : 2017/17951
KARAR TARİHİ : 09.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 04.06.1999 tarihinden itibaren dava dışı …. Reklam Paz. ve Matb. San. Ltd. Şti.’nde depo sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin işe giriş bildirgesinin Kuruma 7 ay sonra verildiğini, müvekkilinin iş yeri kaydının 2008 yılının başında diğer davalı … İth İhr. Paz. A.Ş.’ye devredildiğini, müvekkilinin iş akdinin haksız olarak 05.10.2012 tarihinde sözlü olarak bir daha işe gelme denilerek yasal hakları verilmeksizin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 01.02.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, aylık net maaşının 715,90 TL olduğunu, davacının iddiasının aksine kendi imzasının bulunduğu işe giriş bildirgesinden de görüleceği üzere davacının 01.02.2007 tarihinde işe başladığını, brüt ücretin 1.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin kurumsal bir firma olduğunu, maaş ödemelerinin banka hesaplarına ödendiğini, banka haricinde bir ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirket ile dava dışı … Rek. Paz. Şti. arasında eski tarihlerde gerçekleşmiş ticari ilişki dışında hiçbir bağlantı bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıyı kendi bünyesi haricinde başka hiçbir şirkette istihdam etmediğini, iş akdinin müvekkili şirketçe haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı, davalının iş akdini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgeler ile davalı vekilinin yargılama sırasındaki beyanları ve temyiz dilekçesindeki açıklamalarından davacı işçinin iş bu işçilik alacakları davası ile birlikte aynı tarihte işe iade davası da açtığı, yargılama sırasında davalı vekilinin işe iade davasının bu davada bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, ancak Mahkemece bu konuda hiç araştırma yapılmadığı ve bir ara karar oluşturulmadığı, davacının da bu hususta bir açıklamada bulunmadığı, Mahkemece açılmış bir işe iade davası yokmuş gibi sonuca gidildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin açıklamaları ve dosyadaki diğer bilgiler dikkate alınarak Dairemizce UYAP sisteminde yapılan incelemede, davacının davalı işveren aleyhine aynı gün hem işe iade davası hem de işçilik alacak ve tazminatlarını içerir bu davayı açtığı, işe iade davasının … 15. İş Mahkemesinin 2012/403 E.- 2014/104 K. sayılı kararı ile 07.02.2014 tarihinde kabul ile sonuçlandığı ve verilen kararın 2014/16677 E.- 2014/33870 K. sayılı ilam ile Dairemizin denetiminden geçerek 13.11.2014 tarihinde yani iş bu alacak davasında karar verilmeden önce onandığı görülmüştür.
Dairemizin yerleşik uygulamasında, işe iade davası açılmakla birlikte iş sözleşmesinin bir nevi askı durumuna girdiği kabul edilmektedir. Buna göre, işe iade davasının sonucuna göre; ya işverence ilk yapılan fesih geçerli hale gelir ya da işçinin işe başlatılmadığı tarihte gerçek fesih gerçekleşmiş olur. Askı döneminde açılan bir dava, feshe bağlı tazminat ve alacaklar bakımından bir anlamda erken açılan dava niteliğindedir. Somut uyuşmazlık açısından da bu davanın, açıldığı tarih itibariyle erken açılan dava niteliği var ise de, davalı vekilinin temyiz dilekçesindeki açıklamaları ile dilekçesinin ekindeki ihtarnamelerden davacı işçinin işe iade davası sonrasında işe başlamak için işverene başvurduğu ve davalı işverenin işçiyi işe başlaması için davet ettiği anlaşılmaktadır. Davacının işe davete icabet edip etmediği ise dosya içeriğindeki delillerden kesin olarak tespit edilememektedir.
Mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında görülen işe iade davasına ilişkin dosyayı bu dosya içerisine alarak taraflardan ve özellikle davacıdan işe davete icabet edip etmediğini sorarak açıklatmak, işe iade kararının yasal sonuçlarına ilişkin dava ya da icra takibi olup olmadığını araştırmak ve feshin hangi tarihte gerçekleştiğini belirleyerek ilk yapılan fesih geçerli hale gelmiş ise şimdiki gibi; davacı işçi işverence işe başlatılmamış ise artık fesih tarihi işe başlatılmama tarihi olacağından bu davadaki feshe bağlı olan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti taleplerinin erken açılan dava nedeniyle usulden reddine karar vermektir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konularında da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve tatil alacaklarının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, dosyaya davacının işyerine giriş ve çıkış saatlerine ilişkin 2007-2012 yılları arasına ait elektronik kart sistemi kayıtlarının sunulduğu görülmüştür. Mahkemece, dosyada mevcut yazılı kayıtlara göre davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplatılıp var ise, hüküm altına alınması gerekirken, davalıya karşı benzer mahiyette davaları bulunan husumetli davacı tanık beyanlarına itibarla hesaplama yapan hatalı bilirkişi raporuna göre fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.