Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7071 E. 2017/14125 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7071
KARAR NO : 2017/14125
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı … vekili, 24 ada 21 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden kim olduğu tespit edilemeyen Mustafa Mustafa oğlu ve İhsaniye Mustafa Kızına Hazinenin hak ve menfaatleri bulunması sebebiyle 3561 sayılı Kanun gereği İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiş; Mahkemece, tapu maliklerinin nüfus kayıtlarına ulaşıldığı ve kayyım tayinine ilişkin kanunun aradığı şartların oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/4. maddesinde kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır hükmü yer almakta ise de, yargı harçlarının müstesna olunan haller kapsamına dahil olduğuna dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. (Y.H.G…..’nun 08.06.2011 gün ve 2011/3-243-392 sayılı kararı)
Dosyadan, davacı Hazinenin eldeki davayı açarken başvurma harcı ile peşin nispi karar ve ilam harcını yatırmadığı, bu harçların daha sonra ikmal edildiğine ilişkin bir ara karar bulunmadığı gibi, tahsile dair bir bilgi ve belgenin olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda bahsedilen ilkeler ışığında; 3561 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin yönetim kayyımı atanması için açtığı davada, yargı harçlarını ödeme yükümlülüğü altında olduğundan, başvurma harcı ile peşin nispi karar ve ilam harcı ödenmedikçe eldeki davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin, dava açılırken usulünce yatırılmış yargı harcı olmadan yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın davanın reddi isabetsiz olup hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMKnun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.