Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17332 E. 2017/21819 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17332
KARAR NO : 2017/21819
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdine haksız olarak son verildiğini beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili, fazla mesai ücreti ve yemek, yol ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili, davacının performans düşüklüğü nedeni ile iş akdini haklı sona erdirildiğini davacının fazla çalışma yapmadığını ve fazla çalışma alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı tarafından haklı olarak sona erdirildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle kıdem, ihbar tazminatı ve prim alacaklarının kabulü ile fazla mesai ücretini, davacıya yapılan prim ödemelerinin karşıladığı gerekçesiyle davacının fazla mesai alacağının olmadığı yönünde karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili süresinde temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. Fazla mesai ise, kural olarak 4857 sayılı Kanun’a göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi kanuni çalışma saatleri dışında çalışsa da çalışmasa da koşulları oluştuğunda sözkonusu ek ücrete hak kazanacaktır. 4857 sayılı Kanun’un 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir. Bahşiş, yüzde usulü ya da parça başı ücret ödemesinin öngörüldüğü çalışma biçiminde, fazla çalışma ücretlerinin zamsız kısmının sabit ücret içerisinde ödendiği kabul edildiğinden, fazla çalışmalar, saat ücretinin %150 zamlı miktarına göre değil, sadece %50 zam nispetine göre hesaplanmalıdır.

Somut olayda, hesap edilen fazla mesai ücretlerinin, ödenen prim miktarlarından daha az olması gerekçesiyle fazla mesai ücreti talebi mahkemece reddedilmiştir. Dosyadan anlaşılan davalı işyerindeki prim sistemine göre, davacının sabit ücret yanında, bölge olarak hedefin tutturulması suretiyle prim aldığı, sistemin içeriğinin prim almak için daha fazla çalışılmasına yönelik olmadığı belirlenmekle, yapılan hesaplama doğrultusunda davacının fazla mesai karşılığı sabit ücret üzerinden fazla mesai alacağını almadığı kabul edilmesi ve bu ücret üzerinden fazla mesai ücreti hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalıdır.
2-Davacı işçinin kıdem tazminatını hesabı ve giydirilmiş ücretinin tespiti konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.
Dairemiz kararlarında, ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği kabul edilmektedir.
Somut olayda, mahkemece, sigorta kayıtlarında ve bordrolarda 2012 ve 2013 yıllarında aylık brüt 1.200,00 TL ücret ve aylara göre değişen miktarlarda prim ödemesi yapıldığı anlaşılmakla, ücretine söz konusu aya ilişkin ödenen prim miktarı eklenerek belirlenen ücret miktarı üzerinden alacakların hesaplanması gerekirken giydirilmiş ücret hesabında hata ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.