YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8278
KARAR NO : 2017/11045
KARAR TARİHİ : 19.09.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.09.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … vekili Av. … geldi. ve karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, tarafların çalışarak elde ettikleri eşit miktarda gelirleri ile evlilik birliği içinde davalı kadın adına edinilen dört adet taşınmaz, davacı erkek adına kayıtlı bir adet ticari taksi ve ev eşyaları bulunduğunu belirterek, taraflar arasındaki mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimine göre tasfiyesini, HMK 107 maddesi gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; 19.02.2016 tarihli harcını yatırdıkları dilekçe ile bilirkişi raporu doğrultusunda talep miktarını 228.430,50 TL olarak arttırmıştır.
Davalı … vekili, taşınmazların davalıya ailesinden miras kalan malvarlığının paraya çevrilmesi ile edinildiğini, davacının malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını, aksine davalı tarafından bedeli ödenerek davacıya taksi ile ticari taksi durağı satın alındığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu …. edinilen ….nolu, …ı Kooperatifinden edinilen ….. Kooperatifinden edinilen 9 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kısmen kabulü ile; 219.118,17 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davaya ….tifinden edinilen 3 nolu bağımsız bölüm yönünden ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, her iki taraf vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-….. edinilen 3 nolu mesken yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde taraflar, 21.08.1997 tarihinde evlenmiş, 20.10.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 13.12.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Mahkemece, davalıya ait ve kişisel malı olan dava dışı 1351 ada 1 parsel 4 nolu bağımsız bölümün 14.06.2010 tarihli satışından gelen para ile alındığı anlaşıldığından, 3 nolu meskenin tasfiye dışında bırakılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Tasfiyeye konu edilen 3 nolu mesken için …. 08.08.2010 tarihinde 3.000,00 TL, 16.08.2010 tarihinde 69 bin TL olmak üzere toplam 72.000,00 TL bedel ödenmesi hususunda anlaşma yaparak davalı üye olmuş, üye olduktan yaklaşık üç ay sonra 30.10.2010 tarihinde davalı üyeliğini kız kardeşi dava dışı .. devretmiştir.
Davalı tarafça sunulan evraklardan dava dışı 1351 ada 1 parsele kayıtlı 4 nolu meskenin evlilik birliği kurulmadan evvel 05.08.1988 tarihinde davalı adına tescil edildiği; 3 nolu meskenin alımına yakın bir tarih olan 14.06.2010 tarihinde üçüncü şahsa tapuda devredildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu dava dışı taşınmazın tedavüllü ve satışları gösterir tapu kayıt ve resmi dayanak belgeleri getirtilerek dosya arasına alınması, dava dışı 4 nolu meskenin devir tarihindeki satış değerinin tasfiyeye konu 3 nolu meskenin alım değerini karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi, bu hususta gerekirse keşif yapılarak inşaat bilirkişisinden rapor aldırılması ve sonucuna göre davalı kadının kişisel malından gelen kısım gözetilerek davacının katılma alacağı isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi bozma nedeni yapılmıştır.
b-Davacı vekilinin külli tasfiyeye ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde;
Mahkemece, ” mal rejimi davalarının niteliği, eşler arasındaki uyuşmazlıkların en seri ve en az masrafla usul ve yasaya uygun şekilde çözülmesi gerekliliği, aynı tarafların birbirleriyle sürekli davacı ve davalı durumunda bulunmalarının her iki tarafın geleceği ve aile yaşantıları açısından doğuracağı sakıncalar da tümü ile gözetildiğinde eşlerden birinin açtığı mal rejiminden kaynaklanan alacağa ilişkin davada, davalı durumundaki diğer eşin takas – mahsup talebinde bulunması, bu talep tarihinde kesinleşmiş ve belirlenmiş bir alacağının olmaması halinde de isteğinin usul ve yasaya uygun bir talep olarak kabul edilip, yargılamaya bu şekilde devam edilmesinin doğru olacağı, diğer bir deyişle davada tam (çifte) tasfiyenin yani külli tasfiyenin dikkate alınması gerektiği kararlaştırılmıştır. “gerekçesiyle davacı erkek adına kayıtlı taksi, ticari plaka ile davacı adına olmayıp dava dışı ..,, ait bir taksi durağı yönünden davalı lehine alacak hesaplayıp karşılıklı alacaklar takas edilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Davalı tarafın, cevap dilekçesinde takas-mahsup isteği bulunmadığı gibi, usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir karşı davası da bulunmadığına ve davacı tarafın da bu hususta açıkca muvafakatı olmadığına göre yazılı şekilde davacıya ait taksi, ticari plaka ile dava dışı bir kooperatife ait taksi durağı yönünden külli tasfiye ile takas yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.
3- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelendiğinde;
Mahkemece,… edinilen 9 nolu meskenin davalının kişisel malı ile alındığına dair destekleyici somut belgeler (banka hesabı v.s.) dosyaya sunulmamış olduğundan, davalının edinilmiş malı olarak kabul edilerek davacı lehine alacağa hükmedilmiş ise de dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Tasfiyeye konu edilen 9 nolu mesken için davalı Kooperatife 13.03.2006 tarihinde üye olmuş, 30.12.2014 tarihinde ferdileştirme ile mesken tapuda adına tescil edilmiştir. Davalı taraf, bu meskenin alımında kendisine ailesinden mirasen intikal eden taşınmazlar satılarak elde edilen paranın kullanıldığını savunmuş ve kişisel mal olarak ileri sürülen taşınmazların bilgilerini gösterir evrakları da sunmuştur.
Davacı tarafın sunduğu tapu kayıtları incelendiğinde, annesi ve babasından diğer mirasçılar ile birlikte kendisine intikal eden taşınmazların, davalının… üyeliği devam ederken (484, 226, 244 ve 308 parsellere kayıtlı taşınmazlar) 16.11.2011 ve (1019 ada 14 parsel 2 nolu mesken) 01.06.2011 tarihlerinde üçüncü şahıslara satıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, adı geçen kooperatife yazı yazılarak davalının üyelik, ödeme tarih ve miktarlarını gösterir evraklar ile davalıya mirasen intikal eden taşınmazların satışa esas resmi dayanak belgeleri getirtilmeli, miras yolu ile geçen taşınmazların satımından gelen paranın kooperatif borcunu ödemede kullanılıp kullanılmadığının tespitine çalışılmalı, davalının kişisel malının kullanıldığı tespit edilirse davacının katılma alacağı hesaplanırken kişisel mal ile yapılan ödemeler yönünden davalı lehine TMK 230 maddesi uyarınca denkleştirme yapılması gerekeceğinin düşünülmesi, bu şekilde gereği gibi araştırılıp incelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde meskenin tamamının edinilmiş mal ile alındığı kabul edilerek davacı lehine alacağa hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektimiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-a) ve (2-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin, (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, her iki taraf vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.