Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/5272 E. 2017/13774 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5272
KARAR NO : 2017/13774
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Davacı alacaklı 01.04.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 28.01.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Mayıs, Eylül ve Ekim ayları bakiye kira alacağı, 2014 yılı Kasım ve Aralık ayları ödenmemiş kira bedeli ile sözleşmenin 2.4.maddesi uyarınca muaccel hale gelen 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart ayları kira alacağı toplamı 26.100,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 13.02.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 18.02.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, bahsi geçen dükkan işletmecisi olduğunu, 2014 yılı öncesine ilişkin olarak çıkarılan borcu kabul etmediğini, asıl alacak olan 26.100,00 TL’lik borçtan 2014 yılı için çıkarılan 8.600,00 TL’lik kısmı kabul ettiğini bildirerek borca kısmi itirazda bulunmuştur. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından kısmı itirazda bulunulması üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak icra takibinde kabul edilen borç miktarı süresinde ödenmediğinden tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, alacaklının İİK 269. maddesi gereğince yasal süre içinde kira borçlarını ödemeyen borçlunun tahliyesine karar verilmesini icra mahkemesinden isteyebileceği, somut olayda borçlunun ihtaratlı ödeme emrine rağmen yasal 30 günlük sürede kabul ettiği miktar olan 8.600,00 TL lik kısmı ödemediği, dolayısıyla bu kısım yönünden temerrüde düştüğü gerekçesiyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.04.2012 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu kira sözleşmesinin kiracı olarak davalı … tarafından …. yetkilisi olarak, şirket adına imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kiracının şirket olduğunun kabulü gerekir. Husumet ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gereken bir husustur. Bu nedenle mahkemece pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.