YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16080
KARAR NO : 2017/17912
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının 30.01.2001-09.12.2013 tarihleri arasında davalının diyaliz bölümünde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, aylık brüt maaşının 1.115,00 TL olduğunu, 09.12.2013 tarihinde emeklilik hakkı gelmesi sebebi ile davalı şirkete başvurduğunu, fakat davalının haklarını ödemediği gibi davacıyı zorla ücretsiz izne çıkardığını, noterden gönderdiği ihtarname ile haklarını talep eden davacıya sadece kıdem tazminatı ödendiğini, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, davacının haftanın 3 günü 06:00-21:30; diğer 3 günü 06:00-15:00 ya da 13:00-21:30 saatleri arasında çalıştığını, ancak bazı haftalar haftanın her günü 06:00-21:30 saatleri arasında da çalışmak zorunda kaldığını, dini bayramların 1 günü tatil yaparak diğer günlerinde ve resmi bayramlarda çalıştığını, ayda en az 2 Pazar çalıştığını, hiçbir zaman fazla mesai ücretinin ödenmediğini iddia ederek; fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının müvekkili işyerinde 30.01.2001 tarihinden emekliliğe hak kazanarak kendi isteği ile işten ayrıldığı 09.12.2013 tarihine kadar temizlik görevlisi olarak çalıştığını, son aylık ücretinin net 788,00 TL olduğunu, diyaliz servisinde çalışan davacının çalışma saatlerini değişkenlik arz ettiğini, 3 vardiya halinde günlük brüt 9 saat çalıştığını, 1 saat yemek molası olduğunu, 2013 yılında nadiren de olsa 45 saati aşan çalışması olduğunda bunun karşılığının bordroda gösterilerek davacıya ödendiğini, davacının dini bayramlarda çalışmadığını, resmi bayramlarda vardiyalı çalışma sistemine göre çalışması söz konusu olursa karşılığının ödendiğini, Pazar günleri çalışmadığını ve alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacının hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde hafta tatili günlerinde de ayda 2 gün olmak üzere çalıştığını iddia etmiştir. İddiasını ispat amacıyla tanık deliline başvuran davacı lehine hafta tatili ücretine hükmedilmiştir.
Davacının bir başka işçinin aynı işverene karşı açtığı işçilik alacağı davasındaki tanıklık beyanı davalı vekilince temyiz dilekçesine ekli olarak sunulmuştur. Davacı tanıklık beyanında; “…işyerinde 07:30-18:30 saatleri arası ve cumartesi günleri 07:30-13:30 saatleri arasında çalışıldığını, pazar günleri çalışılmadığını, sadece milli bayramlarda çalışıldığını, çalışma saatlerinde 2011 yılında değişikliğe gidilerek 08:30-17:30 arası çalışıldığını ve cumartesi günleri 08:30-14:30 arası çalışıldığını…” ifade etmiştir. Davacının bu beyanı kendisini bağlayacağından bu beyan doğrultusunda şartları oluşmayan hafta tatili ücreti talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3-İki numaralı bozma gerekçesinde açıklandığı üzere, davacının işyerindeki çalışma saatleri ve genel tatil günlerinde yapılan çalışma şekline dair beyanlarıda kendisini bağlayacağından, hüküm altına alınan fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin, davacının tanıklık beyanı doğrultusunda yeniden hesaplanması gerekmektedir.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.