Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/6189 E. 2014/18191 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6189
KARAR NO : 2014/18191
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili ve davalı …vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.12.2014 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı …vekili Av…. ve davalı … Siegorta A.Ş vekili Av. … geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların, işleteni sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu ticari taksinin tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, malul kaldığını belirterek ıslahla birlikte 1.002.724,25 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili, müvekkilin davalı nezdinde “Eskaza Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin %100 oranında malul kaldığının belirlendiğini, başvuruya rağmen davalı … şirketinin ödeme yapmadığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 20.000,00TL poliçe tazminatı, 3.375,00TL yoğun bakım tazminatı ve 18.300,00TL hastane tazminatı olmak üzere toplam 41.675,00 TL’nin davalıdan alınarak müvekkil davacıya ödenmesine, hüküm altına alınacak alacağa kaza tarihi olan 07.11.2010 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 397.908,00 TL tam işgöremezlik zararı ve 462.706,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 860.614,25 TL maddi tazminatın davalı …yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile diğer davalılar … ve … yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte mükerrer tahsile neden olmayacak şekilde müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ,fazlaya ilişkin talebin reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonunda;
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı … AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-1086 Sayılı HUMK’nun 388. ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Somut olayda, mahkemece, hükmedilen tazminat miktarından davalı … şirketinin poliçe limiti ile sınırlı şekilde sorumlu olduğu belirtilmişse de poliçe limiti tutarının kararda gösterilmemiş olmasının infazda tereddüte neden olacağının düşünülmemesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Birleştirilen dava yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Davalı … şirketi, davacı ile yapılan eskaza sigorta poliçesinin, davaya konu kazadan önce iptal edildiğini, prim bedelinin iade edildiğini belirtmişse de davacı vekili, müvekkilinin poliçenin iptali yönünde davalıya bir talebinin olmadığını, primin müvekkiline iade edilmediğini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının poliçenin iptali yönünde talebi olup olmadığının, iptal nedeninin, prim iadesinin davacıya ulaşıp ulaşmadığının, poliçe iptalinin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin belirlenerek poliçe genel ve özel şartları çerçevesinde davaya konu rizikonun teminat kapsamında olup olmadığının tartışılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden davacı vekilinin tüm, davalı … AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden davalı … AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendinde, “poliçe limiti” ibaresinden sonra gelmek üzere, “olan 175.000,00 TL” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleştirilen dava yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ve 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …ve davalı … Sigorta A.Ş’ne verilmesine, 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı …den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …ne geri verilmesine 9.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.