YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2376
KARAR NO : 2017/4673
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2015 tarih ve 2005/626-2015/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili …’ın …/…, müvekkili şirketin ise … ve …plakalı aracın maliki olduğunu, davalılardan Lukoil firmasına ait emtiayı Irak’a taşımak üzere diğer davalı Haliloğlu firması ile anlaştıklarını, davalılara ait malı taşıyan müvekkilinin 15/08/2004 günü Irak’a Habur gümrük kapısından çıkış yapmak üzereyken Gümrük Müdürlüğünde yapılan inceleme sonucunda yükün standartlara uygun olmadığı ve bozuk olduğu iddiasıyla tankerlere el konulduğunu, analiz raporunda emtianın TSE standartlarına uygun olmadığı rapor edildiği, olay … Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildiğini, araçların … Asliye Ceza Mahkemesi kararları ile emtianın mal sahibine iadesine ve araçların müvekkillerine teslimine karar verildiğini ancak davalıların malları teslim almak istememeleri üzerine …Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/876 Değ. İş kararı ile emtianın tevdii mahalline teslimine karar verilmesi ile araçların boş olarak 30/12/2004 tarihinde teslim alınabildiğini, …/ … plakalı araçlarla ilgili olarak müvekkilinin beraatine ve araçların müsaderesine yer olmadığına karar verildiğini, takip talebinde istenilen alacağın araçların navlun bedeli ile bekleme ücretlerine ilişkin olduğunu, davalıların haksız itirazlarının iptaline, ayrıca %55’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Haliloğlu firmasının malın sahibi olmadığını, sadece malın transit taşımasını taahhüt eden şirket olduğunu, davacının hukuksal hiçbir mesnet taşımayan davanın yerinde olmadığını, müvekkillerine isnat edilecek bir eylem bulunmadığını savunarak davanın reddini, %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacılar bu dava ile davalılardan Lukoil firmasına ait transit emtiayı üst taşıyıcı olan diğer davalı ile yaptıkları taşıma sözleşmesi kapsamında Mersin’den Irak’a taşıdıkları sırada 18/09/2004 tarihinde Habur Gümrük kapısında yapılan denetleme ve kontrol sonucunda araçlara el konularak zaptedilmesi üzerine 30/12/2004 tarihine kadar bekletilmiş olması nedeniyle davalılar hakkında, navlun bedeli ile bekleme ücretinin tahsili için başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacıların sürücüleri olan … ile …’la ilgili yapılan ceza soruşturmaları kapsamındaki belgeler, analiz raporları ve mahkeme kararlarından araçların 18/08/2004 tarihinde Habur Gümrük kapısına ulaştıktan sonra taşıdıkları akaryakıtın yapılan analiz sonuçlarına göre standartlara uygun olmaması nedeniyle zaptedildiği, … Asliye Ceza Mahkemesi müteferrik sayılı kararları üzerine 30/12/2004 tarihinde davacılara teslim edilmiş olduğu, araçların ceza soruşturması kapsamında zaptedilmesine araç sürücülerinin sebebiyet verdiği, davacı …’ın … / … plakalı aracını kullanan sürücü …, … Asliye Ceza Mahkemesi karar sayılı ilamı ile kaçakçılık suçundan dolayı cezalandırıldığı, hükmün kesinleştiği, yükleme günü ve sonrasındaki el koyma, zapt etme ve sahibine teslim etme gibi tüm işlemleri aynı bulunan davacı Mardin Uysal firmasına ait … açılan kamu davası açıldığı, sanığın yükün bir kısmını satarak kaçakçılık suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak başka bir delil elde edilemediğinden sanığın kaçakçılık suçundan delil yetersizliğinden beraatine, suça konu aracın müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği, beraat kararında sürücü …’ın kusurlu bir eyleminin bulunmadığı yönünde bir maddi vakıa tespiti söz konusu olmadığı, kararın kuşkuya ve delil yetersizliği gerekçesine dayanmış olduğu, 818 sayılı BK’nın 53. maddesi (TBK’nın 74.md) karşısında, böyle bir ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, aynı gün aynı yerden ve aynı nitelikte yükü aldıktan sonra tamamen aynı işlemlere ve analiz sonuçlarına muhatap olan iki araç sürücüsünden birinin bu eylemler nedeniyle kaçakçılık suçundan dolayı cezalandırılmış bulunması dikkate alınarak her iki davacı yönünden de olayın aynı özellikte değerlendirilmesi gerektiği, bu durum karşısında, davacılara ait araçların zapt edilmesine davacı …’a ait araç sürücüsü …’ın cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet kararında da açıkça sabit görüldüğü gibi soruşturmaya konu edilen sürücü eylemlerinin sebep olduğu, davacıların davalılardan bekleme ücreti ya da navlun ücreti talebinde bulunamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.