Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39124 E. 2017/19056 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39124
KARAR NO : 2017/19056
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar … Müdürlüğü ile … Ve Sağlık Hiz. Tic. AŞ. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılar arasındaki muvazaa nedeniyle davacının …’un işçisi sayılması ve Belediye İş ile … arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini, … ile Belediye İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde kabul edilen sosyal yardımların bir kısmının İzelman ile Genel İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde bulunmadığını, bir kısmının ise daha düşük uygulandığını, …’ta çalışan şoförler ile aynı işi yapıyor olmasına rağmen, ücretinin daha düşük olduğunu, … işçisi gibi kabul edilmesi halinde fark ücret, fazla mesai ve hafta tatili ücreti alacaklarının doğacağını iddia ederek fark işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olmadığını, toplu iş sözleşmesindeki hakların eksiksiz ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalılar … Genel Müdürlüğü ve İzelman AŞ. yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaaya dayalı olduğunun ve davacının baştan itibaren davalı … Genel Müdürlüğü işçisi olduğunun tespitine, alacaklar yönünden davanın REDDİNE karar verilmiştir.

Temyiz:
Kararı davalı İzelman A.Ş. ile … Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar … … Genel Müdürlüğü ve … Ve Sağlık Hiz. Tic. AŞ.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 9. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10. maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.”
Somut olayda; davacı işçi davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu beyanla davacının … Genel Müdürlüğü işçisi olduğunun tespiti ile davacının …’un taraf olduğu toplu iş sözleşmesinde belirtilen haklardan yaralanması gerektiğini öne sürerek toplu iş sözleşmesi farkından kaynaklı bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davacının talebi eda yönünde olup, somut dosya bakımından eda hükmü davacının … işçisi olduğunun tespiti ile mümkündür. Başka bir deyişle eda davasının içerisinde tespit hükmü de bulunmaktadır. Bu durumda davacının davasının tespit değil eda davası olduğunun kabulü gerekir.
Konusu para ile ölçülebilecek eda davalarında vekalet ücretinin ne şekilde belirleneceği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde belirlenmiştir. Mahkemece eda davası reddedildiği halde davacı vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasındaki davacı yararına vekalet ücreti hükmedilmesine dair hüküm fıkrasının hükümden çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.