YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3225
KARAR NO : 2017/5179
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2015 tarih ve 2014/956-2015/733 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bijuteri ithalat ve ihracatıyla iştigal ettiğini, dava dışı …’da kaim … şirketinin distribütörü olduğunu, müvekkilinin 42,9 kg malının davalı tarafından 235-4676 7070 no’lu ana konişmento ve CDG04086337 no’lu ara konişmento tahtında (TK 1822 sefer sayılı uçuş ile …’ten …’a) taşınmasının gerçekleştirilmesi amacıyla 19.02.2014 tarihinde …’nın …’daki adresinden teslim alındığını, davalı şirketin ara konişmento tahtında taşıyan sıfatını haiz olduğunu ve gözetim ve özen yükümlülüğünün bulunduğunu, emtianın dava dışı … şirketinden alındıktan sonra uçağa yüklenmeden karayoluyla taşıma sırasında çalındığını, davalı yedinde çalınan yük nedeniyle davalının alt nakliyeci/taşeronlara rücu ettiğinin yapılan yazışmalarda ikrar edildiğini, çalınan emtianın 17.405,67 Euro olduğunu ileri sürerek 17.405,57 Euro zararın kamu bankalarının Euro mevduata uyguladıkları oranda ödeme gününden itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu taşımada taşıyan olarak yer almadığını, çalındığı iddia edilen emtianın müvekkiline teslim edilmediğini, taşıyıcı veya acente olarak yer almadığı bir taşımada müvekkiline husumet yöneltilemeceğini, müvekkilinin …’da mukim … ile acentelik ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını, yükün taşındığı aracın müvekkiline ait veya organize edilen bir araç olmadığını, emtianın çalınmasının hava taşıması sırasında gerçekleşmediğini, karayolu taşımasında olayın vuku bulduğunu, söz konusu yükle ilgili olarak fatura kesilmediğini, ücret tahsil edilmediğini, sunulan belgelerin başka bir taşımaya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, … dışı kara-hava taşımasından kaynaklanan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacı tarafın dava konusu ettiği emtianın davalı taşıma şirketine teslim edildiğini usulüne uygun deliller ile ispat edemediği, delil olarak dosyaya sunulan faturanın dava konusu taşımaya ilişkin olmadığı, taraflar arasındaki gönderilen e-maillerin ise bilgi amaçlı olduğu, taşıma sözleşmesi ve davaya konu emtiayı ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece kara taşımacılığı ile ilgili herhangi bir sözleşme bulunmadığı, taraflar arasındaki mail yazışmalarının da bilgilendirme amaçlı olduğu, dava konusu emtiayı ve taşımayı ispatlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taşıma sözleşmesinin yazılı yapılması geçerlilik koşulu olmadığı gibi, mahkemece taraflar arasındaki yazışmaların içeriğinde söz konusu taşımaya ilişkin olarak hem ana, hemde ara konşimento düzenlendiği ve kara taşımasının da davalı tarafça üstlenildiği dikkate alınarak, malların davalının üstlendiği taşıma sırasında çalındığı kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.