Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2303 E. 2017/4739 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2303
KARAR NO : 2017/4739
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2015 tarih ve 2015/149-2015/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “cep” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markaları ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2011/114367 sayılı “Turkcellgollercepte” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötüniyete dayalı itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markası ile karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu ve müvekkilinin “cep” ibareli seri markalarının yeni bir versiyonu ve/veya “cep” ibareli seri markalarının devamı olduğu izlenimi yarattığını, ayrıca başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; davalı başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkile ait “Turkcellgollercepte” ibareli markasının davacı tarafından kullanılan markalar ile iltibas yaratmadığını, kaldı ki müvekkiline ait davacı markalarından önce tescil edilmiş “Cep” ibaresini içeren markaların bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı başvurusu ile davacı markaları arasında sadece “Cep” ibaresinin ortak olduğu, bu haliyle markaların farklı unsurları birbirlerine benzer başka şekil veya kelimeleri içermediklerinden bütün olarak ortaya çıkardıkları izlenim aynı veya yüksek düzeyde benzer olmadığı gibi aksine tamamen farklı olduğu, kaldı ki davalının öteden beri son başvuru konusu mal ve hizmetleri de içerecek biçimde “Cep” ibaresini markalarında kullandığı, bu durumun işletmesi ile özdeşleşmiş asli unsurlarını içeren, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markaları ile bağlantılı olduğu mesajını açık biçimde verdiği, aynı şekilde önceki markaların serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmayan asli unsur yanında bazı ekler de içeren yeni ve seri bir marka tescil ettirme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.