Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/1510 E. 2017/4481 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1510
KARAR NO : 2017/4481
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2016 tarih ve 2011/448-2012/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.09.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av…., asıl davada dahili-birleşen davada davalı Ing Bank A.Ş. vekili Av. …ve borcu üstlenen … vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı …Ş. çatısı altında birleştirilen … A.Ş. …Şubesi’nde müvekkili adına açılan hesaba 08.12.1999 günü 40.000 USD yatırıldığını, ancak para çekilmek istendiğinde hesapta para olmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davalı …. dosya yükümlülüğünü üstlenen sıfatıyla … vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
Davalı banka vekili, hüküm fıkrasının 2 nolu paragrafında, “Asıl davanın kabulü ile 40.000 ABD Doları’nın fiili ödeme günündeki Merkez Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi” ifadesine yer verildiği, bu paragrafta davalının kim olduğunun açıkça zikredilmediğini, hükmedilen miktarın hangi davalıdan alınacağı hususunda tereddüte yol açıldığını ileri sürerek, kararın tavzihen düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece 14.04.2016 tarihli ek karar ile, asıl davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği, kararın başlık kısmında davanın taraflarının belirtildiği, HMK 305 maddedeki tavzih hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek bir husus olmadığı, hükmün açık olduğu gerekçesiyle tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
14.04.2016 tarihli ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İstem, mahkeme hükmünün tavzihine ilişkindir. Mahkemece 14.04.2016 tarihli ek karar ile davalı banka vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 306. madde hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi ve tavzih istemine karşı varsa beyanlarını sunma olanağının tanınması, cevap verilirse bunun da tavzih talebinde bulunana tebliğ edilmesi, cevap verilmemiş olsa bile mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kural gözetilmeden, karşı tarafa tavzih dilekçesi tebliğ edilmeksizin dosya üzerinden karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, HMK 306. maddesi uyarınca, tavzih ve verilirse cevap dilekçelerini karşı tarafa tebliğ edip, gerekli görülmesi halinde tarafları sözlü beyanda bulunmaları için davet ederek karar verilmesi gerekirken açıklanan usule uyulmadan karar verilmesi doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı, asıl davada dahili davalı-birleşen davada davalı ile asıl ve birleşen davada borcu üstlenenden alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.