YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7318
KARAR NO : 2017/4380
KARAR TARİHİ : 14.09.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2015 tarih ve 2013/654-2015/1243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma yetkilisi… ’ın, 16/07/2013 günü saat 00:00 civarında Mardin Seyahat şirketine ait… plaka sayılı araca bir adet koli teslim ettiğini, … isimli personelin koliyi ve sevk irsaliyesini alarak Mardin’e doğru yola devam ettiğini, dava konusu kolinin alacaklıya teslim edilmediğini, firma yetkilisi… ’ın kaybolan ürünlerin parasını alıcıdan alamamış ve zarar uğramış olduğunu, kaybolan malların bedelinin yaklaşık 35.000,00 TL olduğunu belirterek malların değerinin tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Seyehat yapılan araştırma neticesinde personel …’a teslim edildiği iddia edilen koliye dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını belirtmiştir.
Davalı … davacının iddia ettiği olayın gerçek dışı olduğunu, yükümlü olduğu mallar üzerinde gerekli özen ve itinayı gösterdiğini, bu nedenle hakkında yapılan suçlamaların asılsız olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın iddia ettiği ve zararın konusunu oluşturan kolinin davalı tarafa teslim edildiğine dair herhangi bir delile rastlanmadığı, kaldı ki basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının koli içeriği ile ilgili olarak, davalının da kabulünde olan bir yazılı belge yada delil sunmamış olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar ile kaybolan koli arasında irtibat kurulamadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt içi taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı şirket çalışanı …’ın Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki 18/07/2013 tarihli ifadesinde davacı şirket tarafından teslim edilen bir koliyi teslim mahalline götürdüğü ancak teslim alacak kimse bulunmadığını, eşyayı bu mahalde bıraktığına dair beyanı dikkate alındığında eşyanın davalının çalışanı (ifa yardımcısı)’na teslim edildiği sabittir. Taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan, usulüne uygun ve özellikle yetkili kişiye teslim edinceye kadar, bunların kaybından sorumludur. Bu durumda davanın esasının incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklana nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.