YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3457
KARAR NO : 2017/10559
KARAR TARİHİ : 12.10.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kartal (kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2009 tarihli ve 2007/269 esas, 2009/43 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03/07/2014 tarihli ve 2012/2511 esas, 2014/13910 karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanarak kesinleşmesini müteakip kararın infazı aşamasında, hükümlü tarafından yapılan 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda uzlaştırma hükümlerinden yararlanma talebinin reddine dair İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/2016 tarihli ve 2007/269 esas, 2009/43 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/01/2017 tarihli ve 2016/1471 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 12.07.2017 gün ve 94660652-105-34-6204-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.08.2017 gün ve 2017/47640 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/12/2016 tarihli, 2015/11838 esas, 2016/16331 sayılı ilamında yer alan “Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu gece vakti işlediği anlaşılan sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı”, şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, somut olayda sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 141 ve 143. maddelerinde düzenlenen gece vakti hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında kalmadığı gözetilmeksizin, talebin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanım yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği, yine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.07.2014 tarih ve 2012/2511 esas ve 2014/13910 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere kilitlenmek suretiyle koruma altına alınan yakınana ait aracın sağ ön camını kırarak hırsızlık suçunu işlediği anlaşılan sanığın eylemin, TCK.nun 142/1-b maddesine uyduğu ve sanığa yüklenen suçun uzlaşma kapsamı dışında kaldığı, bu itibarla sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılması karşısında, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04/01/2017 tarihli ve 2017/1471 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.