YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2228
KARAR NO : 2017/5069
KARAR TARİHİ : 04.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2015 tarih ve 2014/205-2015/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili şirketin … Gazetesi’nin sahibi olduğunu, davalı şirketin davacıya ait ürünü kötüleyici ve gerçek dışı yayın yaptığını, bu çerçevede … Gazetesi hakkında “paralel örgütün sözcüsü” ifadesinin kullanıldığını, gazetenin kamuoyuna bir suç örgütünün yayın organı gibi yansıtıldığını, çirkin ve temelsiz yakıştırmalarda bulunulduğunu, yayının içeriği itibari ile haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabet teşkil eden eylemin tespitine, durdurulmasına, gazete, radyo, tv, internet sitesi, sosyal medya araçları ve diğer her türlü mecrada tekrarının önlenmesine, davalının kınanması, kararın yayınlanması, gazetede ilanı ile birlikte 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yapılan haberin eleştirel bir haber olduğunu, ülkedeki olaylar hakkında kamuoyunun bilgilendirildiğini, bu bilgilendirmenin Ticaret Yasası anlamında haksız rekabet olmadığını, haberlerde ifade edilenin de davacı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, haberin okuyucunun dikkatini çekmeye yönelik gazetecilik tekniği niteliğinde olduğunu, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete atfedilen eylemde hukuka aykırılık unsurunun bulunmadığı, haksız rekabet hükümlerine dayalı tazminat talebinin kabulü açısından ayrıca zarar unsurunun oluştuğunu ortaya koyan ve HMK m.194 çerçevesinde somutlaştırılmış bir delil olmadığı, davaya taraf olan ve gazetecilik faaliyetiyle iştigal eden şirketlerin mevcut yayın politikaları karşısında okuyucu kitlelerinin genel olarak bu haberden etkilenebileceği yönünde somut bir delil bulunmadığı, bu şartlarda manevi tazminata yönelik talebin gerek hukuka aykırılık ve gerekse zarar unsurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.