YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14704
KARAR NO : 2017/23105
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararın nitelik ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hakaret eyleminden hükmolunan mahkumiyet kararında öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, O Yer Cumhuriyet Savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemleri yönünden yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
a)-5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi gereğince iddianamede gösterilen ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda, iddianamenin anlatım kısmında sanığın müşteki …’e mesaj tutanağında belirtilen şekilde tehdit ve hakaret ettiği belirtilerek kamu davası açıldığı, sanığın müşteki Gamze’ye karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğine dair anlatım, nitelendirme ve sevk maddesi bulunmadığı gözetilmeden, iddianamede dava konusu yapılmayan eylemden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine uyulmaması,
b)-Sanığın müştekiye gönderdiği 08.10.2010 tarih ve 14:59, 10.10.2010 tarih ve 17:26 ile 22.10.2010 tarih 22:23 saatli mesajlarda yer alan sözlerin, TCK’nın 106/1.2.cümlesi kapsamındaki sair tehdit suçunun oluşturduğunun gözetilmemesi,
c)-Kabule göre de; tehdit suçu bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253.maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3.maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, (2-a ve b) maddeleri dışında diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.