YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1596
KARAR NO : 2017/4567
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2015 tarih ve 2014/409-2015/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2012/54232 sayılı başvuru ile “G101” ibaresini marka olarak tescili için TPE’ye başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin “A101” esas unsurlu tanınmış markaları ve eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle itirazda bulunduğunu, itirazın reddi sonrası, muterizin yeniden inceleme taleplerinin TPE YİDK kararı kabul edilerek marka başvurularının tümüyle reddine karar verildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile davalının markalarının arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını iddia ederek TPE YİDK’in 2014-M-7130 sayılı kararının iptaline ve marka başvurularının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu markaların benzer olduğunu, tüketici nezdinde söz konusu markalar arasında iltibas yaratacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirketin markaları ile dava konusu başvurunun benzer bulunduğunu ve karıştırma ihtimalinin olduğunu, müvekkili şirketin “A101” markasının tanınmış bir marka olduğunu, davacı başvurusunun müvekkili markasının seri markası gibi algılanacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ortalama tüketicilerin en azından taraflara ait çekişmeli marka ve işaretleri taşıyan mal ve hizmetlerin, aynı işletmeden veya bağlantılı işletmelerden geldiği zannına kapılması; biri yerine diğerini alması riski yüksek olup, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, KHK’nın 8/4 hükmü anlamında tanınmışlık ve tescil engelinin bulunup bulunmadığının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.