YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4418
KARAR NO : 2017/7048
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanığın, müşteki adına sahte abonelik sözleşmesi ile GSM hattı çıkartıp yüklenen özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanığın kardeşine ait olan işyerini, kardeşi askerde iken babası ile birlikte işlettiklerini ve suça konu sözleşmedeki imzanın müştekiye ait olması gerektiğine dair savunması karşısında; aldırılan kriminal raporda suça konu abone sözleşmesindeki imzanın müştekiye ait olmadığı, sanığa da aidiyetinin tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanabilmesi bakımından; sanık tarafından işletilen işyerince, sözleşmenin düzenlenmiş olması halinde abone sözleşmesindeki imza sanığa ait olmasa bile, menfaat sanığa ait olacağından, suçun oluşacağı da gözetilerek, telefon hattının kullanıcısı tespit edilerek sözleşmedeki yazı ve imzanın kullanıcıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra eylemin sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.