YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/28941
KARAR NO : 2017/20309
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık … hakkındaki yargılama sırasında, sanığın üzerine atılı suçun 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1. maddesi gereğince uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle anılan Kanun’un 223/8. maddesi gereğince kovuşturmanın durmasına ve dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine dair İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2016 tarihli ve 2014/928 esas, 2016/622 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/06/2017 tarih ve 94660652-105-34-5330-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/06/2017 tarih ve 2017/38065 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun’un 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tabi olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “…etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar…” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tabi suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış ise de, sanığın eyleminin anılan Kanun’un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve anılan düzenleme ile sanığın üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamına dahil edilmediği gözetilmeden, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığa isnat olunan eylemin uzlaştırma kapsamında olmaması nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2016 tarih ve 2014/928-2016/622 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahalli mahkemesince yerine getirilmesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.