Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/18796 E. 2017/14667 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18796
KARAR NO : 2017/14667
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin boya ve kimyasal ambar sorumlusu olarak çalışmakta iken davalı tarafından 01/09/2015 günü işini savsaklaması nedeniyle şirketin maddi zarara girmesine sebep olduğu, iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, işyerindeki makinaların hasarına sebep olduğu gerekçesi ile İş Kanununun 25/II maddesine dayanılarak işten çıkarıldığını, işten çıkarmada davalının haklı ve geçerli bir sebebi bulunmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğini ve işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının sorumluluğunda olan bölgede meydana gelen olay neticesi sodyum silikat tankına yüklenmesi gerekirken sodyum silikat maddesinin tüm uyarı ve bilgilendirme levhalarına rağmen asetik asit tankına basıldığını ve bu iki kimyevi maddenin tepkimeye girmesi sonucu hem tankın içindeki asetik asitin hem de tanka basılan sodyum silikatın atıl hale geldiğini, davacının başlıca sorumluluğunun son kontrolleri yapıp dolumun başlamasına onay vermek olduğunu, davacının iş akdinin feshinde evvelce aldığı yazılı ve sözlü uyarıların da dikkate alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, söz konusu tehlikenin davacının işini savsamasından kaynaklanmadığı, olayın olduğu sırada davacının başka bir tankerde meydana gelen hasar ile ilgilendiği, olayı duyduğunda derhal müdahale ederek daha fazla zararı engellediği, ayrıca davacının amir pozisyonunda olmasının tek başına sorumluluğunu doğurmayacağı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin kendi isteği ile veya işini savsaması sonucu işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendinde, işçinin isteği ile ya da işini ihmal etmesi sonucu işyerindeki işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi hali işverenin haklı fesih nedenleri arasında gösterilmiştir.
İş güvenliği hükümleri, işçi sağlığı ve güvenliğini korumaya yönelik titizlikle uyulması gereken kurallardır. Bu konuda işverenin alması gereken tedbirlerin yanında işçinin de yükümlülükleri vardır. İşçinin kasıtlı bir davranışı ya da görevini savsaması sonucu işin güvenliği yönünden bir tehlike meydana gelmesi durumunda, işveren açısından derhal “haklı nedenle fesih hakkı” ortaya çıkar.
İşçinin bu konuda uyarılması veya hatırlatmada bulunulmasına gerek olmadığı gibi, belli bir zararın oluşması da gerekmez. Aynı bentte belirtilen işçinin otuz günlük ücretinin tutarıyla karşılanamayacak bir zarar vermesi, işin güvenliğini tehlikeye düşürmekten bağımsız bir fesih nedenidir.
Güvenlik hizmeti veren bekçinin uyuması veya görev yerini terk etmesi (Yargıtay 9.HD. 4.11.2008 gün 2007/30651 E, 2008/30368 K.), yanıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu yerde yasaklanmış olmasına rağmen sigara içilmesi (Yargıtay 9.HD. 21.12.2009 gün 2009/12861 E, 2009/36369 K), basınçla veya yüksek ısıyla çalışabilir bir cihazın kontrolü ile görevlendirilen işçinin görevini savsaması gibi durumlar, işin güvenliğini tehlikeye düşüren davranışlara örnek olarak verilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının iş sözleşmesinin sodyum silikat kimyasalının kendi depolama tankı yerine asetik asit depolama tankına boşaltılması ve bu nedenle maddi hasarın meydana gelmesi olayında boya ambar sorumlusu olan davacının işi savsaması nedeniyle kusurlu bulunduğundan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendindeki “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması” maddesi gereği 01.09.2015 tarihi itibariyle haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece meydana gelen kaza olayında davacının kusurunun bulunup bulunmadığı var ise oranı hususunda araştırma yapılmamıştır. Mahkemece feshe konu olayla ilgili tüm belgeler getirtilerek kusur yönünden bilirkişi raporu alınarak, davacının kusurlu olduğunun belirlenmesi halinde davacının iş güvenliğini tehlikeye düşürüp düşürmediği tespit edilerek davacının kusurlu davranışı ile iş güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğü anlaşılır ise feshin haklı olduğu kabul edilmelidir. İş güvenliği tehlikeye düşmemiş ise bu kez kusur durumuna göre verilen zararın davacının 1 aylık brüt ücretini aşıp aşmadığı belirlenerek feshin haklılığı değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.