YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2590
KARAR NO : 2017/5048
KARAR TARİHİ : 04.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/01/2016 tarih ve 2015/330-2016/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının sigortalısına ait olan ve …’e gönderilen emtianın taşıma sonunda “1 palet ezilme dağılma hasarlı” olarak teslim edildiğini, taşıma kaynaklı hasardan doğan zararın davalının sorumluluğunda olduğunu, davacının sigorta hasar tazminatını sigortalısına ödediğini ve TTK m.1472 gereği halefiyete hak kazanan davacının rücuen tazmin talebinde bulunduğunu, icra takibi başlatıldığını, itiraz ile takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihbar süresi içinde müvekkiline ayrıca ve açıkça yapılan bir ihbarın bulunulmadığını, kargonun alıcısına ihtirazi kayıtsız ve hasarsız şekilde teslim edildiğini, herhangi bir hasar raporu tutulmadığını, hasarın davalının uhdesindeyken meydana geldiğinin ispatlanamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının sigortalısının gönderen, davalının, taşıyıcı sıfatı ile taşıma sürecine girdiği, dava dışı DHL firmasının ise taşımayı organize ettiği, taşıma süreci sonunda taşıyıcının, yer hizmetleri görevlilerinin, taşıyıcının acentesinin veya sair kamu otoritelerin katılımı ile tutulmuş bir tutanak veya hasar tespitinin bulunmadığı, taşıma sürecinde hasarın gerçekleştiğinin davacı tarafından ispat edilemediği, Montreal Konvansiyonun 26’ncı maddesine göre eşyanın teslim almaya yetkili kişi tarafından ihtirazi kayıtsız kabulünün tesliminin taşıma belgelerine uygun ve iyi yapıldığına karine teşkil ettiği, davacı tarafından bunun aksinin ispat edilemediği, havayolu ile kargo taşıması sürecinde hasarın meydana geldiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu taşımada Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanma imkanı yok ise de, taşımaya tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları hukuk ve bağlama kuralları uyarınca belirlenen Türk Sivil Havacılık Kanunu 128.maddesi düzenlemesi karşısında Montreal Sözleşmesinin uygulanmasının sonuca etkili bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.