Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/34968 E. 2017/7985 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34968
KARAR NO : 2017/7985
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mahkemenin, hükmü verdikten sonra yetkisi olmadığı halde hükmün esasına ilişkin verdiği 08/01/2014 ve 03/02/2014 tarihli ek kararların, hukuken geçersiz olup yok hükmünde bulunduklarının kabulü ile yapılan incelemede;
1)Ek savunma alınmadan, sanık hakkında tayin olunan cezanın 6831 sayılı Kanun’un 91/4. maddesi uyarınca artırılmasına karar verilerek CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2)5237 sayılı TCK’ nın 51/7. maddesinde “hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında, mahkemece infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
3)Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmesine göre; TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksit sayısının dörtten az olamayacağının gözetilmemesi,
4)Yedi eminde bulunan suça konu emvalin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5)6831 sayılı Kanun’un 91/4. maddesi gereğince belirlenen 10 gün adli para cezası üzerinden, TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında takdiri indirim yapılırken 8 gün adli para cezası yerine, hesap hatası ile 20 gün adli para cezası belirlenerek fazla ceza tayini,
6)Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.