Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/30334 E. 2017/20312 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/30334
KARAR NO : 2017/20312
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

Dolandırıcılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/02/2017 tarihli ve 2016/1627 soruşturma, 2017/254 esas, 2017/250 sayılı iddianamenin, 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle uzlaştırma işlemi yapılmadığı gerekçesiyle iadesine dair Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2017 tarihli ve 2017/65 sayılı iddianame değerlendirme kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/03/2017 tarihli ve 2017/431 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.07.2017 gün ve 94660652-105-34-4988-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2017 gün ve 2017/42583 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği cihetle; her ne kadar şüphelinin üzerine atılı dolandırıcılık suçundan dolayı uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekmekte ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/6. maddesinde “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. “şeklindeki istisnai durum karşısında, üzerine atılı bulunan pek çok eylem nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunan şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi olanağının bulunmaması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

5271 sayılı Kanun’un 253/6. maddesinde, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır” hükmüne yer verilmiş olup, bu yolun işletilebilmesi için de taraflara ulaşılabilecek yolların tüketilmesi gerektiği, bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesi gerekirse; soruşturma safhasında yapılan araştırmalara rağmen hakkında yakalama kararı verilen şüpheli …’a ulaşılamaması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılmasının olanaklı olmaması nedeniyle iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.03.2017 tarih ve 2017/431 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.