YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10274
KARAR NO : 2017/11618
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
Resmi evlenme işlemi olmadan evlenmek için dinsel tören yaptırma suçundan sanıklar Gül Özkan ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 230/5, 62, 50/1-a ve 52/1. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair TİREBOLU Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2015 tarihli ve 2014/553 esas, 2015/378 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Hükümlü … … hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesini müteakip hükümlünün beraatine dair Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2016 tarihli ve 2014/553 esas, 2015/378 sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 230/5. maddesinin Anayasa’nın 174. maddesi ile koruma altına alınmış olan 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun medenî nikah ile ilgili hükmünü koruyarak bu hükmü ihlâl eden eylemleri yaptırım altına aldığı, ancak söz konusu maddedeki evlenme akdi olmaksızın dinsel törenle evlenmeye ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011 tarihli ve 2010/115 esas, 2011/154 sayılı kararı ile iptal edilmesi sebebiyle sanıkların eyleminin suç olmaktan çıkartılması karşısında, sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 21.06.2016 gün ve 5451 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2016 gün ve KYB/2016-305895 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 06.04.2010 gün ve 76/77, 15.11.2005 gün ve 132/128 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere yasa yararına bozma, kesinleşen hükümde, verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, sonradan gerçekleşen yasa değişikliklerine dayanılarak bu olağanüstü yasa yoluna başvurulamayacağı gibi, Yargıtay’ca da, sonraki yasa değişiklikleri yasa yararına bozma gerekçesi yapılamaz.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 230/5. maddesindeki evlenme akdi olmaksızın dinsel törenle evlenmeye ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nin, 10.06.2015 gün ve 29382 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 27.05.2015 gün ve 2014/36 esas, 2015/51 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 230. maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptallerine karar verildiği, somut olayda ise hüküm tarihinin 26.05.2015 olması karşısında; hüküm tarihinden sonraki yasa değişikliklerinin kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşıldığından,
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.