YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40026
KARAR NO : 2017/19060
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş akdinin haklı veya geçerli bir nedene dayanmaksızın sona erdirildiğini belirterek, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş akdinin görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece davacının iş akdinin yazılı fesih bildirimi olmaksızın feshedildiği işveren tarafından yapılan fesihte 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinde belirtilen yasal koşullara uyulmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda davacının çalıştığı şirkette aynı işkolunda fesih tarihi itibariyle çalışan işçi sayısı 26 olup 30 işçi şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı açıktır. Davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü isabetsiz olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 198.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.