Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/25479 E. 2017/20307 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/25479
KARAR NO : 2017/20307
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler …ve … Plaza haklarında yapılan soruşturma sırasında, suç yeri itibarıyla evrakın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Bor Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2017 tarihli ve 2016/1788 soruşturma, 2017/13 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, bu kez suç yeri bakımından dosyanın Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/01/2017 tarihli ve 2017/9892 soruşturma, 2017/1568 sayılı yetkisizlik kararı üzerine, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/02/2017 tarihli ve 2017/1099 soruşturma ve 2017/137 sayılı yetkisizlik kararıyla dosyanın Bor Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle, yetki konusunun çözümü için dosyanın gönderildiği İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen Bor Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak belirlenmesine dair 17/02/2017 tarihli ve 2017/153 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen09.04.2017 gün ve 94660652-105-51-2877-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2017 gün ve 2017/24413 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161/7. maddesinde yeralan “Yetkisizlik kararı ile gelen bir soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kendisinin de yetkisiz olduğu kanaatine varırsa yetkisizlik kararı verir ve yetkili savcılığın belirlenmesi için soruşturma dosyasını, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir. Mahkemece bu konuda verilen karar kesindir.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yetkisizlik kararı verilmesini müteakip, soruşturma dosyasının yetki uyuşmazlığının çözümü için yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi olan İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeksizin, bir karar verilmeksizin dosyanın yetkili merciie gönderilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

6545 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişikliğin, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve söz konusu kanun değişikliğine göre, “Ceza dairelerinde, daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde; mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır, çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verildiği;
Somut olayda da; şüphelilerin şikayetçiyi arayarak ferdi kaza sigortasını kullanmaması nedeniyle parasının iade edileceğini söylemeleri üzerine şikayetçiden temin ettikleri kredi kartı numarası ile bilgilerini kullanarak yarar sağlamaları şeklinde iddia olunan eylemlerinin, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna ilişkin olması, yine kanun yararına bozmaya konu merci kararı ile Beykoz ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarının da nitelendirmesinin de bu şekilde olduğu; bu itibarla 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 14. maddesi uyarınca, 27.01.2017 gün ve 29961 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2017 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun işbölümüne ilişkin 20.01.2017 tarih ve 2017/1 sayılı kararı gereğince, kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yargıtay’ın 8. Ceza Dairesi’ne ait olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye TEVDİİNE, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.