YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2839
KARAR NO : 2014/5384
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 29.07.2010 tarihli taahhütlü satış sözleşmesi yapıldığını, davalının müvekkiline 17.500 TL nakit ödemeyi kabul etmesi üzerine müvekkilinin de 35,040 TL bedelli, diğer kısımları boş teminat senedini imzalayıp davacıya verdiğini, müvekkilinin davacıya borcu kalmadığı halde davalının senedi toplam 15.256,71 TL üzerinden takibe koyduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taraf defterlerine göre davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, 29.07.2010 tarihli sözleşme gereğince davalının davacıya toplam 63.748,48 TL’lik mal sattığı, bu durumda satış kotasının doldurulmaması nedeniyle davacıdan cezai şart talep edilemeyeceği, davalı defterlerinde davacıdan alacaklı olunduğuna ilişkin kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine konu alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının %40 tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu senedin taraflar arasındaki “taahhütlü satışlar sözleşmesi”nin eki olduğunun ve sözleşme altındaki “senet” başlıklı bölümün kesilip takibe konulduğunun dosyaya sunulan sözleşme örneğinin incelenmesinden anlaşılmış olmasına ve bu nedenle bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.