YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1760
KARAR NO : 2017/20705
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM :Sanık … hakkında TCK’nın 158/1-d, 52/2-4,53/1, 58/6, 204/1, 53/1, 58/6 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık … hakkında TCK’nın 158/1-d, 62, 52/2-4, 53/1, 204/1, 62, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık … müdafi ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, araç kiralama şirketinden kiraladıkları ve ruhsat sahibi … olan … plakalı aracı, …’a ait sahte nüfus cüzdanı ile katılan …’ye sattıkları, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Noter vasıtasıyla hazırlanan resmi belgelerin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge olması hususu gözetilerek, resmi belgede sahtecilik suçunda 5237 sayılı TCK’nın 204/3 maddesi gereğince verilecek cezanın yarısı oranında arttırılması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.