YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8824
KARAR NO : 2017/5416
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2015 tarih ve 2014/764-2015/1141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette AR -GE bölüm müdürü olarak 7 yıl çalıştığını ve her türlü iş sırrına vakıf olduğunu, rakip firma yan sanayicileri ile yoğun teması, müvekkili aleyhine şirketin ciddi ihtilafları bulunan… GmbH @ … KG şirketi ile dirsek teması kurması ve birlikte hareket etmesi ve benzeri sebeplerle iş akdinin haklı nedenlerle sona erdirildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7. maddesinin rekabet yasağını düzenlediğini ve anılan madde hükmüne aykırı davranış halinde cezai şart ödeneceğinin hükme bağlandığını, davalının sözleşmeye aykırı olarak faaliyet alanı müvekkili ile birebir aynı sektör olan …nin yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini aldığını, müvekkili şirketi tahrip etmek için çalışan azınlık ortağı ile iş birliği yaparak şirket kuruluş faaliyetleri de dahil olmak üzere çalışmalar yaptığını ve perde arkasında azınlık ortağının yer aldığını, … A.Ş’nin de yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, bu şekilde sözleşmede belirtilen rekabet yasağının ihlal edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL’nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin aynı zamanda hissedarı olduğunu, 2003 yılında imzalanın hizmet sözleşmesi ile çalışmaya başlayan davalının 15/09/2008 tarihli Genel Kurul Toplantısında 1 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine de seçildiğini ve sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar AR-GE müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin 14/07/2009 tarihinde davacı tarafından haksız feshedildiğini, bu nedenle dava açıldığını, sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin hüküm geçersiz olduğu gibi, müvekkilinin sözleşmeye aykırı, haksız rekabet teşkil edecek bir eylemenin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 01/01/2003 tarihli iş sözleşmesinin 7. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı hükümlerinin 818 sayılı BK’nın 348 vd. maddelerinde ön görülen iş akdinin bitiminden sonraki döneme ilişkin hükümler içerdiği, taraflar arasında İş Mahkemesi’nde görülen davada iş akdinin feshinin haksız olduğunun tespit edildiği ve kararın temyiz incelemesinden de geçerek kesinleştiği, davalının iş akdinin feshi tarihinden önce de davacının büyük ortağı olan dava dışı … KG şirketi ile iş birliği içerisinde çalışmasının ve yine davacı şirketin büyük hissedarlarından olan …San. ve Tic. A.Ş’nin de aynı ortaklık yapısı içerisinde bulunmasının gerek … San. ve Tic. A.Ş. şirketindeki % 5’lik hissesi, gerekse davacı şirketteki hissesi göz önüne alındığında aynı zamanda şirket ortağı, AR-GE müdürü ve bir dönem davacı şirket yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliği yapmış olan davalının mevcut pozisyon ve iş ilişkileri nedeniyle anılan şirketlerle işbirliği içinde bulunmasının ne şekilde davacı yönünden haksız rekabet teşkil ettiği hususunun da ispat edilemediği, sözleşmenin 14/07/2009 tarihinde feshi zamanında henüz kurulmamış olan … Sistemleri A.Ş. ile iş sözleşmesi haksız suretle feshedildiği sabit olan davalının ne şekilde davacı şirketle rekabet etmek üzere şirket kurduğu hususunun da ispat edilemediği, davalının iş akdinin haksız suretle feshi tarihinden sonra kurulan dava dışı şirket bünyesinde çalışmaya başlaması ve ortaklık yapısı içerisinde bulunmasının da, anılan sözleşmenin 7. maddesi kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.