Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/2936 E. 2017/11951 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2936
KARAR NO : 2017/11951
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelemesinde;
28/07/2016 tarihli ek kararın ceza infaz kurumunda bulunan sanık …’e, 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesindeki yönteme uygun şekilde okumak ve anlatmak yoluyla tebliğ yapılmadığının, bu halde 04/08/2016 tarihli tebliğin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın, 26/01/2017 günlü temyizinin süresinde ve geçerli olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’nın 21.12.2015 tarihinde tebliğ olunan kararı 07.01.2016 tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen süreden sonra olması nedeniyle temyiz talebinin reddine ilişkin 13.01.2016 tarihli ek kararı ile sanık …’ün yokluğunda verilen kararın 20/01/2016 tarihinde savunmasında da belirttiği mernis adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine uygun olarak tebliğ edildiği, CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanığın hükmü 20/07/2016 tarihinde temyiz ettiği,mahkemenin 28/07/2016 günlü ek kararı ile temyiz isteminin reddedildiği, mahkemenin 13.01.2016 ve 28.07.2016 tarihli ek kararları usul ve kanuna uygun bulunduğundan, yerel mahkemenin temyizin reddine ilişkin kararlarının ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelemesinde;
Sanığın savunmasının alındığı talimat mahkemesinde duruşmadan vareste tutulmak istediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından;hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak,TCK’nın 53. maddesinin 1 ila 3.fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelemesinde;
Başka suçtan… Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.