YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5649
KARAR NO : 2017/15045
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının işten çıkarıldığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre en az bir yıl çalışması olan işçi, tazminata hak kazanacak şekilde hizmet akdinin fesih edilmesi veya iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı, davacı iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ettiğinden iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini ispat yükü davalı işverene aittir, davalı iş veren iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğine dair herhangi bir delil sunmaıdğından ispat yükünü yerine getiremediği kanaatine varılarak iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı feshedildiğinin kabul edildiği, işverene ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya “kıdem tazminatı” dendiği, kıdem tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda talep hakkı doğmamaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi hükmü uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin işverene ait işyerinde en az bir yıl çalışmış olması gerektiği,
1475 sayılı Kanunun 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alacağı, somut olayda; davacının işyerinde 01/12/2008 ve 31/01/2011 tarihleri arasında çalıştığı kabel edilmiş bu anlamda bilirkişi tarafından hazırlanan 31/12/2012 tarihli rapor denetime elverişli ve somut olaya uygun bulunmuş işçinin bu anlamda kıdem tazminatı alacağına hükmedildiği, ücret alacağına ilişki olarak bu yönde davacı vekilinin son celse bu talepten vazgeçtiği göz önünde bulundurularak bu alacak yönünden talebin reddine karar verildiği, ihbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu, öncelikle iş sözleşmesinin Kanun’un 24. ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve Kanun’un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmesi gerektiği, yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin …. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğacağı, ihbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmayacağı, işçinin 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığı, anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemeyeceği, ihbar tazminatının miktarı “bildirim süresine ait ücret” olarak Kanunda belirlenmiştir. Buna göre ihbar tazminatı, kanundan doğan götürü tazminat olarak nitelendirilebilir. Bu niteliği itibarıyla Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda; davalı tarafından davacıya fesih ile birlikte herhangi bir önel verilmediği, anlaşıldığından ihbar öneli olan 6 haftalık tazminata davacı lehine hükmetmek gerektiği, somut olayda davacı fazla mesai yaptıklarını ve fakat bu ücretlerinin kendisine ödenmediğini beyan etmiştir. Davacı tanıkları davacının bu iddiasını doğrulamış fazla mesai yaptıklarını beyan ettiği, davalı ise fazla mesai ücretlerinin ödendiği noktasından herhangi bir delil ibraz edememiştir. Dosyada bu konuda 31/12/2012 tarihli bilirikkşi raporunun denetime elverişli olduğu ve tanıtım anlatımları ile uyumlu olduğu kanatine varılmış, bilirkişinin raporu doğrultusunda işçinin fazla mesai alacağına hükmedildiği, somut olayda davacı tanıkları resmi tatillerde çalışıldığı ve bu ücretlerin kendilerine ödenmediğini beyan etmiş, bu karşılık davalı resmi tatillerde yapılan … ücretlerinin ödendiğini ispatlayamamıştır. Dolayısıyla hakkaniyet indirimi yapılarak davacının bu talebininde kabülune karar vermek gerektiği, somut olayda davacı işçinin yıllık izinlerini talep ettiği, davacı tanıklarının işçinin 1 yıllık yıllık izninin kullandıklarını beyan ettikleri görüldüğünden, 31/12/2012 tarihli bişirkişi raporundanki B alternatif seçeneği kabul edilerek davacının bu alacak yönünden talebinin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile ücret alacağı talebi hakkında feragat nedeni ile reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 2017/6202 Esas ve 2017/5649 Esas sayılı dosyaları (… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/268 Esas ve 2011/267 Esas sayılı dosyaları) birlikte incelenmiş olup, bu inceleme sonucunda dosyalardaki bilgi ve belgelerden, … belgelerinden, davacıya ait hizmet döküm cetvelinden, davacının davalı nezdinde … Şirketi’nde çalışmakta iken davalıdan çıkışının ertesi günü ve dava tarihi itibari ile arıtma tesisinin işletmesini alan Remodis Şirketi’nde çalışmaya devam ettiği, davacının iş aktinin feshine ilişkin fesih yazısı bulunmadığı, bu nedenle davacının işyeri devri esaslarına göre davalıdan sonra gelen alt işveren nezdinde asıl işveren … Şirketi’nde çalışmaya devam ettiği ve bu nedenle fesih söz konusu olmadığından feshe bağlı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını talep edemeyeceği anlaşıldığından, belirtilen alacakların reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.