Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2689 E. 2017/4940 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2689
KARAR NO : 2017/4940
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/09/2015 tarih ve 2014/712-2015/717 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %25 paya sahip ortağı olduğunu, şirketin işleyişi ile ilgili kendisine hiçbir bilgi verilmediğini, ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar olduğunu ileri sürerek, haklı nedenle ortaklıktan ayrılmasına izin verilmesini ve hissesine isabet eden değerin belirlenerek dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, bilgi alma ve denetleme hakkının engellendiği iddiasının doğru olmadığını, yapılan çağrılara rağmen davacının şirket toplantılarına katılmadığını, ortaklar arasında çıkan ihtilafın nedeninin davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; dava şirketten ayrılmaya izin verilmesi ve çıkma payının hesaplanması istemine ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporunda şirketin mali bilgilerine göre 30.03.2007 tarihi itibariyle bilançoda şirketin özvarlığının 131.195,39 TL olarak göründüğü, bu öz varlığı oluşturan değerler içinde 130.680,40 TL diğer stoklar, 86.948,00 TL demirbaşlar, 38.000,00 TL kasa ve diğer varlıklar toplamından oluştuğu, şirketin … ve vergi dairesine 125.099,00 TL borcu bulunduğu belirtilmiş olduğu, bilanço aktifinde yer alan 38.000,00 TL gibi değerlerin gerçekçi olmadığı, 2012 yılına kadar davalı şirket ortaklarının 17.01.2007 tarihinde aldıkları ”kurumun devrine ve demirbaşların satılmasına” kararı ile şirketin tek faaliyeti olan dershanenin devredildiği, dosya içerisindeki evraklar ve tanık beyanları doğrultusunda 50,000,00 TL’ye devredildiği, stoklarda yer alan basılı evrak niteliğindeki dergi, evrak, soru kitapçıkları ve testlerin de keşif yapılan yerde olmadığı, ekonomik değerinin olup olmadığının belli olmadığı, şirketin kamu borçları nedeniyle özvarlığının 78.160,80 TL belirtilmiş olduğu, davacının yapmış olduğu itirazında devir parasının 50.000,00 TL değil, 200.000,00 TL’ye devredildiği, şirket kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüş olup bu durumun ispatlanamadığı, davalı şirketin işlettiği dershanenin demirbaşlarla birlikte devredildiği, başkaca bir ticari faaliyetinin de olmadığı, stoklarda görünen basılı evrakların fiilen bulunmadığı, başka bir dershanenin başka bir adla faaliyette olması nedeniyle davalı şirketin test ve soru kitapçıklarının da ekonomik bir değerinin olmayacağı, şirket yetkililerinin beyanlarına göre de böyle bir basılı evrakın fiilen var olmadığı, tüketilen ancak bilanço kayıtlarında düşülmesi unutulan bir değer olarak yer aldığı, şirketin vergi borçlarını dahil şirket malvarlığı ile ödeyemeyecek durumda borca batık olduğu, davacı ortağa çıkma payı verilebilecek bir artı değer bulunmadığı gerekçesiyle çıkma payı talebinin reddine, ayrıca karar defterinde kâr payı ödeneceğine ilişkin bir karar bulunmadığı ve şirketin özvarlığı borca batık değerde olduğundan kâr payı ödenmesine ilişkin talebin de reddine, davacının çıkma talebinin kabulü ile davalı gerçek kişilere karşı davanın husumetten reddine ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.