Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/2424 E. 2017/4299 K. 13.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2424
KARAR NO : 2017/4299
KARAR TARİHİ : 13.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2014/781-2014/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Ulus şubesi ile Genel Kredi Sözleşmeleri imzaladığını, bankanın istihbarat ücreti, risk bedeli, komisyon gibi adlar altında para tahsil ettiğini, sözleşmeye aykırı bu uygulama nedeniyle tahsil edilen paranın iadesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili talep etmiş, 01.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile kredi komisyonu taahhukuku tahsilatından 4.800,00 TL’nin istihbarat ücreti ile risk izleme bedelinden 8.130,39 TL’nin 10.01.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya gönderilen hesap özetlerinin kesinleştiğini savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilrkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.10. maddesinde her nevi komisyonun alınabileceğinin düzenlendiğini, 2009-2012 yılları arasında % 2 komisyon alınmasının öngörüldüğünü, bankaca alınan komisyonlarda yürürlülükte bulunan mevzuata aykırı bir durum olmadığı, ancak dosya masrafı, revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli, kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen 8.130,39 TL’nin harcama belgelerinin bulunmadığı ve herhangi bir istihbarat ve mali tahlil raporu mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.130,39 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında dosya masrafı, revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli ve kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık da ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
Somut olayda; davalı banka, sağladığı krediler nedeniyle sözleşmenin 2.10. maddesi uyarınca, belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileri de saptanacak olan oranları geçmemek üzere her nevi komisyon, masraf, hesap işletim ücretlerini, BSMV ve KKDF gibi masraf ve sair giderleri talep edebilecektir. Banka tarafından 2009-2012 yıllarında kredilerde uygulanan komisyon oranlarını gösterir liste dosyaya sunulmuş, bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılmış ve %2 oranında öngörülen komisyonun yasal mevzuata aykırı olmadığı ve bu oran üzerinden davalı bankanın komisyon ve masraf kesintisi yapabileceği sonucuna varılmıştır. Ancak, davalı banka tarafından kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan farklı adlar altında yapılan kesintilerin yüzde kaç oranında olduğu ve fahiş olup olmadığı tespit edilmediği gibi, aynı nitelikte krediler için diğer bankaların uyguladığı emsal oranların yüzde kaç olduğu da araştırılmamış, davalı banka tarafından yapılan kesintilerin bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı da değerlendirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların yukarıda açıklanan ölçülere göre değerlendirilmek üzere araştırılarak gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 445,39 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.