Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/4217 E. 2017/6876 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4217
KARAR NO : 2017/6876
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanığın katılan …’na ait kimlik fotokopisi ile Türk Telekom A.Ş Müdürlüğü’ne başvurarak katılan adına…. numaralı telefona ilişkin sahte abonelik sözleşmesi ile telefon hattı çıkartarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın savunmasında katılan ile suç tarihinde aynı evde kaldığını, evi müşteki ile birlikte kiraladıklarını, müştekinin bizzat kendisinin başvurarak kiralamış oldukları eve telefon bağlattığını belirtmesi ve suça konu abonelik sözleşmedeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde bir tespitin yaptırılmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından; abonelik sözleşmesi üzerindeki yazı ve imzaların sanığın ve katılanın eli ürünü olup olmadığı yönünde yazı ve imza incelemesi yaptırılmasından sonra, eylemin sübutu halinde suç ve hüküm tarihinden önce 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; TCK’nın 7. maddesi uyarınca lehe olan ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme uyarınca sanığa ön ödeme önerisinde bulunulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
2-Dosya içerisindeki suça konu belgenin akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemiş olması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.