YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3649
KARAR NO : 2017/9879
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
Hırsızlık, tehdit ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheliler …,….e … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/09/2016 tarihli ve 2016/669 soruşturma, 2016/7622 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii GEBZE 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/10/2016 tarihli ve 2016/3166 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/06/2017 gün ve 4830-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/39287 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki şirkette şüphelilerden … sosyal işler memuru, Fuat Alacatlı’nın fiziksel güvenlik sistemleri destek sorumlusu ve …’nin ise güvenlik operatörü olarak çalıştıkları, şüphelilerin çalıştıkları süre boyunca değişik zamanlarda şirket araçlarını mesai saatleri dışında izinsiz olarak kullandıkları, şirketten bir takım malzemeleri izinsiz olarak çıkarttıkları, şirket bahçesinde bulunan benzin bidonlarından kendi araçlarına benzin doldurdukları ve şirkette çalışan güvenlik görevlisi olan ….ehdit ettiklerinden bahisle müşteki şirketin şüpheliler hakkında şikayette bulunması üzerine, delil yetersizliği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, tanık …, şüphelilerin atılı suçları işlediğine yönelik beyanda bulunması, aynı işyerinde çalışan tanıklar …,….,…. beyanları ve şüpheliler ile müşteki şirket arasında Gebze 2. İş Mahkemesinin 2015/955 esas sayılı dosyası üzerinden görülen işe iade dosyası üzerinden aldırılan bilirkişi raporu karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır.
İnceleme konusu dosyada, şikâyetçi şirkette şüphelilerden ….. sosyal işler memuru, ….fiziksel güvenlik sistemleri destek sorumlusu ve …’nin ise güvenlik operatörü olarak çalıştıkları, şüphelilerin çalıştıkları süre boyunca değişik zamanlarda şirket araçlarını mesai saatleri dışında izinsiz olarak kullandıkları, şirketten bir takım malzemeleri izinsiz olarak çıkardıkları, şirket bahçesinde bulunan benzin bidonlarından kendi araçlarına benzin doldurdukları ve şirkette çalışan güvenlik görevlisi olan ……ı tehdit ettiklerinden bahisle söz konusu şirketin şüpheliler hakkında şikâyette bulunması üzerine, delil yetersizliği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; tanık …şüphelilerin atılı suçları işlediğine yönelik beyanda bulunması, aynı işyerinde çalışan tanıklar …,…,…. beyanları ve şüpheliler ile şikâyetçi şirket arasında Gebze 2. İş Mahkemesinin 2015/955 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen “işe iade” davasında aldırılan bilirkişi raporu karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (GEBZE) 2. Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak verilen 20.10.2016 gün ve 2016/3166 D. İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.