YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7141
KARAR NO : 2017/23501
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’un tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a)Sanığın adli sicil kaydındaki hükümlülüklerinin silinme koşullarının oluştuğunun anlaşılması, tehdit suçundan dolayı giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir maddi (somut) bir zarar oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, öncelikle CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili objektif ve subjektif koşullar yönünden bir değerlendirmede bulunulup, oluşacak sonuca göre TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme kurumunun uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması yerine, “sanığın adli sicil kaydında mevcut ilamlar, suç tarihi itibariyle objektif olarak engel teşkil etmese de, mahkememizde yeniden suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmamasına neden olduğundan” şeklindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle CMK’nın 231/5. maddesi ile TCK’nın 51. maddesinin uygulanmaması,
b)Adli sicil kaydındaki hükümlülüklerinin silinme koşullarının oluştuğu anlaşılan sanık hakkında, TCK’nın 50/1. maddesi uyarınca ”suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özelliklere” göre seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın sabıkalı kişiliği göz önüne alınarak” şeklindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle TCK’nın 50/1. maddesinin uygulanmaması,
c)Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, (2-a-b) bentlerindeki bozma nedenleri dışında diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.